26.09.2017 
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Anneler Günü
Babalar Günü
Ramazan Özel
Yilbasi Özel
Sevgililer Günü
Konserler
Etkinlikler
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Kurslar
yeme-içme
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
Yemek Tarifleri
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
röportaj
Pinhani
Enis Karslıoğlu
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yılmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Başaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akın
Tüm liste...
alışveriş
Alışveriş Merkezleri
 Ahmet Güneştekin

Çürüme ve Belleğin Kültürel Potansiyeli

Ahmet Güneştekin’in çürüme olgusunun var olma biçimlerine bakan kısa filmi Çürüme ve bellek anlatısının kültürel potansiyeline işaret eden enstalasyonu Yoktunuz Contemporary Istanbul’un 12. edisyonunda Pilevneli Gallery’de gösterilecek. Sanatçının ikonik işlerinden oluşan bir seçki de ayrıca Marlborough Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.

Çürüme’de birbiriyle bağlantı içindeki tüm özne ve nesneler dogmanın, sorgusuz kesinliğin görünümlerini sunar. Sanatçı bu görünümleri öğelerin birbirleriyle belirli bir tarzda bağlantı içinde olmalarının, şeylerin de öyle bir bağlantı içinde olduklarını ortaya koyması öncülünden yola çıkarak kurgular, bu yöntemle nesnel ve öznel koşulların çürümeyi nasıl biçimlendirdiğini gösterir. Aslında her fikir yansızdır, ya da öyle olmalıdır, ama insan onu canlandırır, alevlerini ve cinnetlerini yansıtır ona; saflığını yitirmiş, inanca dönüştürülmüş fikir, zaman içindeki yerini alır, bir olay çehresine bürünür, ideolojiler ve doktrinler böyle doğar diyor E.M. Cioran. Bir tanrıyı yakışıksızca seven kişi başkalarını da onu sevmeye zorlar. Buna razı olmazsa onları yok etmeye hazırdır. Fikirlerin birbirinin yerine geçebileceğini kabullenmemekte ısrar edilince, düşüş ve yıkım başlar. Güneştekin’e göre düşüş bir doğrunun peşine takılma ve onu bulmuş olmaktan emin olma, bir dogma için duyulan tutku, bir dogmanın içine yerleşmedir.

Yoktunuz enstalasyonunda ise sanatçı, geçmişin kaçınılmazlığının ancak şiddet ya da sembolik ve maddi yok etmeyle bastırılabilir olduğu söyleminden yola çıkar. Deneyimlerin aktarılabileceği bir hafıza yaratmak ve zamanaşımından doğacak unutmanın önüne geçmek için bir olanağı önerir. Geçmişten söz edilmeyebilir, ancak anıları taşıyan özneler bütünüyle yok edilmedikçe anılar sadece belirli ölçülerde ve biçimsel olarak yok edilebilir. Bugün aktörler ve gösterdiği öznellikler üzerinden geçmişi anlatma yoluna gidiliyor. Sıradan özneler daha da önem kazandı. Geçmişe bu tür anlatılar üzerinden yaklaşmanın en önemli nedeni ise iktidarın dayattıklarının dışında bir geçmiş algısı yakalayabilme olanağıdır. Güneştekin’in işi bu olanağın bir zeminini oluşturur.

Deneyim anlatısı bedene ve sese, geçmişin sahnesinde öznenin gerçekten mevcut olmasına bağlıdır. Deneyimsiz tanıklık olmaz ama anlatmadan deneyim de olmaz. Söze dökmek suskun deneyimi azat eder, doğrudanlıktan ya da unutulmaktan kurtarır ve onu iletilebilir yapar. Güneştekin Yoktunuz ile orada olmayan özneleri devreye sokuyor, onların adına konuştuğunu söylemekten öte, kaybolan, görünmeyen öznenin deneyiminin aktarılamaz oluşu üzerinden bir okuma yapıyor.

Bellek, nesneler ve mekân aracılığı ile maddeselleşir ve çoğu zaman kolektif olanla kişisel olan arasındaki akışın arasında kurulur. Yaşam alanımızda, mekânları dolduran bu cansız varlıkların, pasif bir eylemsizlik halinde olmadıklarını, kendilerine özgü bir yaşam sürdüklerini hatırlatır. Şeyler de insan gibi zamanda ve mekânda var olurlar, mekânı dönüştürürler. Mekânı anlamlandıran nesneler var olmadıklarında sadece yaşam alanlarımızı değil, benliğimizi de eksik tanımlamış oluruz. Yoktunuz mekân ve nesnelerin sınırlandırdığı bir iç kabuğa, Pierre Nora’nın tanımladığı gibi hafızanın mayalandığı yere dönüşürken bu önermelerden hareket eder.

Bu mekanın gerçeği kitlesel ölümlerdir ve sadece buradan kurtulabilenler konuşabilir, konuşan özne yani sanatçı kendisi seçmemiştir özne olmayı, metin dışı konularca seçilmiştir. Orada olmayanlar yaşanılanların tümünü anlatamazlar, konuşurlar çünkü onların yerine başkaları ölmüştür. Bu mevcut olmayan özne sorunsalıdır. Bu öyle bir birinci tekil şahıstır ki tanıklıkla ortaya çıktığında her zaman başka birinin yerine geçmiştir, onun vekili ya da temsilcisi olduğun için değil, sadece ölmüş olanın yerine ölmediği için. Mevcut olmayanlar radikal bir biçimde temsil edilemezler, tanıklığın paradoksallığı bu imkansızlıktan beslenir.

Geçmişe dayanan bütün deneyimler vekaleten gerçekleştir. Çünkü bir şeyi anlamak için kendini imgesel ya da bilişsel olarak gerçekten o deneyimleri yaşamış kişinin yerine koyacak özneler gerektirir.

Geçmişle ilgili tüm anlatılar bir temsildir, olayın yerine geçen bir söylemdir. Bu nedenle Yoktunuz konuşulamayanı temsil ettiğini göstermez, o zamanı eşeleyerek, eleştirel gözle toplumsal belleğin yaratımına katkıda bulunmak için didinmenin yolunu gösterir. Unutmaya karşı direniş buradaki en büyük itici güçtür.

Güneştekin’in Pilevneli Gallery’de gösterilecek kısa filmi Çürüme ve Yoktunuz adlı enstalasyonunda karşımıza çıkan bellek alanı, devletin suçlarını unutmamak adına direnenlerle tarihte yeni bir sayfa açmaya çalışanlar arasındaki gerilimin kaynağını sunar. Yine de suskun deneyimi özgür bırakmanın en önemli yolu anlatmaktan geçer; bu unutmayı engeller ve deneyimi dolaşıma açar. Bir anlamda şokun yarattığı sessizlik halini kırar. İşte bu edim, yok sayılan öznenin dirilişine zemin hazırlar.

Sanatçının ikonik işleri ayrıca Marlborough Gallery’nin Manolo Valdes, Fernando Botero, Santiago Calatrava, Juan Genoves’in eserlerinden oluşturduğu seçki içinde 14 Eylül – 17 Eylül 2017 tarihleri arasında Contemporary Istanbul’da izleyicilerle buluşacak.

Tarih : 14-17 Eylül 2017

     Diğer  Sergiler 

Gümüşten Suretler
Çocukluğumdaki Yaz
Şinasi Göktürkler
Didem Erk
Seyrüsefer
Şakir Gökçebağ
Ai Weiwei
Canan
Yüzünden
İşveren Sergisi
Asaf Erdemli
İbrahim Tayfur
Çayın Tadı
Together
Ekin Deveci
Siyasetçiler ve Karikatür
Üç Kardeş Resim Sergisi
Gülseren Südor
Hale Güngör
Buket Aslantepe


Kelime:
 
Sergiler
Ai Weiwei
Asaf Erdemli
Buket Aslantepe
Canan
Çayın Tadı
Çocukluğumdaki Yaz
Didem Erk
Ekin Deveci
Gülseren Südor
Gümüşten Suretler
Hale Güngör
İbrahim Tayfur
İşveren Sergisi
Seyrüsefer
Siyasetçiler ve Karikatür
Şakir Gökçebağ
Şinasi Göktürkler
Together
Üç Kardeş Resim Sergisi
Yüzünden
 
Eylül 2017
 
Pzr
Pts
Sal
Çrs
Prs
Cum
Cts
 
 
 
 
 
 1
 2
 3
 4
 5
 6
 7
 8
 9
 10
 11
 12
 13
 14
 15
 16
 17
 18
 19
 20
 21
 22
 23
 24
 25
 26
 27
 28
 29
 30
       
Tarihi seç, etkinliği gör!..