9/23/2018 
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Anneler Günü
Babalar Günü
Ramazan Özel
Yilbasi Özel
Sevgililer Günü
Konserler
Etkinlikler
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Kurslar
yeme-içme
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
Yemek Tarifleri
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
röportaj
Pinhani
Enis Karslıoğlu
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yılmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Başaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akın
Tüm liste...
alışveriş
Alışveriş Merkezleri
 Canan

Arter’de devam etmekte olan CANAN’ın "Kaf Dağı’nın Ardında" başlıklı sergisi 18 Şubat 2018 tarihine kadar uzatıldı.

Arter’in tüm katlarına yayılan "Kaf Dağı’nın Ardında" sergisi, CANAN’ın bu sergi için ürettiği yeni yapıtlarla bazıları daha önce hiç sergilenmemiş erken dönem eserlerini bir araya getiriyor. Sergi, başlığını Arap ve Fars kozmolojisinin efsanevi Kaf Dağı’ndan alıyor. Heykel, fotoğraf, baskı, nakış, video, yerleştirme ve minyatür gibi çeşitli mecralarda üretilmiş eserlere yer veren sergi, sanatçının pratiğini Cennet, Araf ve Cehennem kavramlarıyla okumayı öneriyor. Küratörlüğünü Nazlı Gürlek'in yaptığı sergi çok boyutlu, çok bedenli, mistik, sembolik, şaşırtıcı ve oldukça cazibeli bir evren yaratmayı hedefliyor.

CANAN’ın "Kaf Dağı’nın Ardında" başlıklı sergisi süresince düzenli aralıklarla rehberli sergi turları düzenleniyor. İzleyiciler aynı zamanda ücretsiz sesli rehberleri kullanarak da CANAN’ın yapıtları hakkında ayrıntılı bilgi edinebiliyorlar.

Arter'de Can Aytekin ve Ali M. Demirel'in eşzamanlı kişisel sergileri 15 Mart 2018'de açılacak.

KAF DAĞI'NIN ARDINDA

"Kaf Dağı’nın Ardında"nın giriş katında izleyiciyi karşılayan "Kibele" (2000) adlı fotoğraf, ana tanrıçayı sanatçının kendi bedeniyle temsil eden ve ilk kez sergilenen bir otoportre. Sanatçının yine kendi yüzünü kullanarak resmettiği minyatürlerden "Şahmaran" (2010) ve tüm cinlerin anası "Şehretün’nar" (2011), Cennet, Araf ve Cehennem olarak kurgulanan üç sergi katındaki farklı bilinç halleri arasında izleyiciyi yönlendiriyorlar.

Sergide çokça yer alan mekânsal yerleştirmelerin ilki, İstiklal Caddesi seviyesindeki katta yer alan ve bu sergi için mekâna özel olarak üretilmiş olan "Hayvanlar Âlemi" (2017). Parlak renkli ve payetli kumaşlarla kaplı ejderha, yılan, Anka kuşu gibi ancak masallarda varolabilecek türden hayvan ve yaratıkların bir araya gelerek oluşturduğu bu masal âlemi, Arter’in cam bir vitrinle sokağa açılan kısmına yerleşirken, hem dışarıdan hem de binanın içinden izlenebiliyor.

Cennet başlığı altında aynı kata yerleştirilen bir diğer yeni yapıt, "Ay Işığında Yıkanan Kadınlar" (2017) adlı video. Burgazada’da dolunaylı bir gecede çekilmiş olan bu videoda, bir grup genç kadın yazlık elbiseler içinde, başlarında çiçeklerle adanın tepesinde önce dolunaya doğru kurtlar gibi uluyorlar. Neşeli kahkahalar eşliğinde deniz kenarına yaptıkları yürüyüşten sonra, denizin içinde son bulan bu gizemli ritüel, uzaktaki şehir manzarasıyla karşıtlık oluşturuyor. Tülden bir silindir şeklinde tavandan yere doğru uzanan ve kendi ekseni etrafında yavaşça dönen "Cennet" (2017) adlı başka bir yeni iş, ışık-gölge oyunu aracılığıyla görünen ve görünmeyenler, gerçek ve kurgusal dünyalar arasında bağlar kuruyor. Yerleştirmede kadın, erkek ve çift cinsiyetli figürler, gökkuşağının yedi rengi ve masalsı yaratıklar eşliğinde dönerlerken, çıplak bedenlerinin gölgeleri de duvarlarda geziniyor. Duvardaki gölgeler, eril ve dişil özellikleriyle birbirlerine karışırken, onlara yaklaştıkça bizim gölgelerimizle de karışmaya başlıyorlar. "Araf" (2017) ise alt kattaki kurgunun aynısını bu kez Araf teması üzerinden yorumluyor. Gri tonlarının hâkim olduğu tül yerleştirmede, melekler ve kuşlar eşliğinde karanlıklardan dışarı doğru süzülen bir karakterin hikâyesiyle karşılaşıyoruz. Sergi, ikinci katın tamamına yayılan "Garâib’ül-mevcûdât" (2017) yerleştirmesiyle son buluyor. Bu katta, insan figürleri tamamen kayboluyor ve sahneyi cinler kaplıyor. Tüller üzerine floresan boyalarla çizilmiş cinlerin tamamının karartılmış olan mekâna yayıldığı bu cehennem bizi korkularımızla yüzleşmeye, cin dediklerimizle bir arada olmaya davet ediyor.

Sergiye eşlik eden kitapta, Nazlı Gürlek’in küratoryal sunuş metniyle birlikte Kathy Battista, Tuğba Taş ve Derya Yücel’in sanatçının işlerine farklı perspektiflerden yaklaştıkları, bu kitap için sipariş edilmiş yazıları yer alıyor.

Yer:Arter
İstiklal Cad. No: 211
Beyoğlu 34433 İstanbul TR
T: +90 212 708 58 08

Tarih : 12 Eylül 2017-18 Şubat 2018

     Diğer  Sergiler 

Osman Hamdi Bey
Toprağın Mirası
Faruk Üründül
Seyhun Topuz
Mektep Meydan Galatasaray
Contemporary M.K.Perker’i Ağırlayacak
Gülseren Kayalı
Letafet Hafızkızı Atölyesi
Sami Caner
Haniyeh Aeini
Melih Püskülcü


Kelime:
 
Sergiler
Contemporary M.K.Perker’i Ağırlayacak
Faruk Üründül
Gülseren Kayalı
Haniyeh Aeini
Letafet Hafızkızı Atölyesi
Mektep Meydan Galatasaray
Melih Püskülcü
Osman Hamdi Bey
Sami Caner
Seyhun Topuz
Toprağın Mirası
 
Eylül 2018
 
Pzr
Pts
Sal
Çrs
Prs
Cum
Cts
 
 
 
 
 
 
 1
 2
 3
 4
 5
 6
 7
 8
 9
 10
 11
 12
 13
 14
 15
 16
 17
 18
 19
 20
 21
 22
 23
 24
 25
 26
 27
 28
 29
 30
      
Tarihi seç, etkinliği gör!..