Bulutsuzluk Özlemi

Bulutsuzluk Özlemi

" Tüm enstrümanların çeşitli oranda kullanıldığı bir albüm.. Trompet de var, darbuka da var, ud, gitar da, flüt de var. Hatta yaylı sazlar bile var."

" Kimse aklından bile geçirmezken, biz terörün eski hızının kesildiği ama halen devam ettiği ortamda Şırnak’ın İdil kazasına gittik. "

"Benim bütün şarkılarımda İstanbul var. İstanbul geçse de geçmese de İstanbul olduğu bellidir. "

"Babam, dedem balıkçıydı. Onlarla balığa çıkardım. İstanbul’u denizden de çok iyi bilirim. Nerede ne feneri var, o feneri dönünce hangi kayalık gelir bilirim."

"İstanbul’u, bir Ortaçağ şehri gibi dalgaların kale duvarlarına vurduğu ve gerçek İstanbul’un ne olduğunu insanların anlayabileceği bir şehir haline getirirdim."

________________________________________________________________

Öncelikle hayırlı olsun!.. 3 yıl aradan sonra yeni bir albüm! Bu albümü diğer albümlerinizden ayıran özellikler nelerdir?

En belirgin farklılık olarak daha farklı bir müzik yelpazesi olduğunu söyleyebiliriz. Bundan önceki Yol albümü gitar ağırlıklı bir albümdü. Burada daha müzikal bir yaklaşım var. Tüm enstrümanlar çeşitli oranda kullanıldığı bir albüm.. Tropmpet de var, darbuka da var, ud, gitar da, flüt de var. Hatta yaylı sazlar bile var. Değişik bir albüm ortaya koyduk ve ilk gelen tepkiler de gayet olumlu.

Bu albümde senfonik konserlerinizden de esintiler bulabilecek miyiz ?

Bizim klasik konserlerimiz aslında üç yıl öncesine dayanıyor. İstanbul'da ancak bu sene verebildik. Daha önceki yıl vereceğimiz konser deprem yüzünden ertelendi. Bursa'da, İzmir'de ve Ankara'da biz o klasik müzik konserlerimizi yapmıştık. " Kaybolan Şehir" şarkısını o konserde çalınsın diye bestelemiştim. Dolayısıyla o daha bir klasik müzik anlayışına yakın bir şarkı. Onu bu albümde de kullandık. O çalışmalarımızın bu albüme o şekilde bir etkisi oldu tabi. Türkiye'de de ilk defa bir rock grubu olarak senfonik müzik orkestraları ile konserler verdik. En son Boğaziçi Müzik Festivali'nde Cemal Reşit Rey Orkestrası ile konser verdik. Ondan önce Bursa Senfoni Orkestrası ile Bursa'da, İzmir'de İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile ve Ankara Konservatuar Orkestrası ile Ankara'da senfonik rock konserleri yapmıştık.

Yeni albümünüzün satışlarından neler bekliyorsunuz?

Tabiki daha öncekilerden daha fazla satarız diye düşünüyoruz.Bunun için müzik şirketimizi değiştirdik.Daha uluslararası bir müzik şirketi olan Universal müzik şirketine geçtik.Dağıtım alanı daha güçlü.Televizyonla olan diğer medya araçlarıyla olan iletişimi daha güçlü ve tabiki öncekilerden daha fazla bir satış bekliyoruz ama Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullarınında bu iki yıl içerisinde değiştiğini ben şahsen gözlemliyorum.

Radyoların müzik anlayışı değişti çok poplaştı, eskiden daha geniş bir müzik yelpazesine yer verebiliyorlardı. Reyting endişelerinden dolayı olsa gerek ama ben o konuda yanıldıklarını da düşünüyorum. Bulutsuzluk Özlemi ve benzeri gibi grupları dinleyen insanların herhangi bir pop müzik çalan radyoda, belki Bulutsuzluk özlemi ya da ona benzer bir grup çıkar diye sabahtan akşama bekleyipte yirmi tane şarkıdan bir tanesi olarak aradığını bulabileceği bir ortam sağlıklı olmuyor ve problem yaratıyor.

Medyadaki genel gidişhatın paralelinde bir poplaşma sürecine girildi. Bulutsuzluk Özlemi, Haluk Levent, Moğollar, Yeni Türkü,Ezginin Günlüğü, Grup Gündoğarken ve buna benzer gruplar artı.Bunların yanında bazı daha özenli pop müzik yapan insanlarıda katabiliriz: Sezen Aksu, Candan Erçetin, Sertab Erener... Bunların topunun birarada bulunduğu bir radyo istasyonu yok. Bunlardan birini seven bir insan karşısına Sibel Can çıktığı zaman onu dinlemek istemeyebilir. Ama böyle bir radyo istasyonu yok ben büyük bir eksikliğini görüyorum.Hangi istasyonu açsam ya ingilizce müzik çalıyorlar yada arbeske yakın bir pop müzik çalıyorlar.

Albümle birlikte sahne çalışmalarınız nasıl olacak? Konser, turne programlarınız belli oldu mu? Tabi var, ayarlanmaya çalışılıyor. Bizim önümüzdeki yıl turnelerimiz olacak. Anadolu'daki ve büyük şehirlerdeki üniversitelere gidip konserlerimizi yapacağız. Ocak ayı içinde de İstanbul'da Beyoğlu Babylon'da olacak.

Röportaj: Pelin Ayan

Bu röportaj :19.03.2003 tarihinde yapılmıştır

 

Pencereyi Kapat