Istanbul - Röportaj - Bulutsuzluk Özlemi
 biggfootball  biggshop
   
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Konserler
Etkinlikler
Sinemalar
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Fuarlar
Kurslar
yeme-içme
En İyiler
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor Merkezleri
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
Boğaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yılmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Başaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akın
Tüm liste...
alışveriş
Haberler
Alışveriş Merkezleri
<..4
1 2 3 4 5

Düşlediğiniz İstanbul'u anlatır mısınız?
İstanbul'un bir kere bu korkunç kamyon trafiğinin, trağin hallolmuş olmasını isterdim. Eski binaların onarılmış ve renklendirilmiş olmasını isterdim.Bir de çağdaş yönetimler tarafından yönetilmesini ve kültür sanat ağırlığının artmasını isterdim. Çünkü kafelerin, lokantaların caddeye masa koyması bile engelleniyor. Beyoğlu'nda caddelere yayılmaları, yemek yemeleri, içki içmeleri, hoş karşılanmıyor. Kitapçılar vardı onları da kaldırdılar.

Daha renkli bir şehir olmasını isterdim İstanbul'un . Buraya Güney Amerikalı müzisyenler gelmişti geçen sene. Beyoğlu'nda gördüm biraz müzik yapmaya başlandı. Halk hemen toplandı, polis hemen aldı, götürdü. Bu da Avrupa'nın bütün şehirlerinde böyle bir renk var. Ne kadar güzel başka ülkelerden çok uzak yerlerden gelmiş insanlar kendi müziklerini çalıyorlar. İstanbul bizim dışımızdaki insanların gözünde de bir dünya kenti üstelik.

Kötü yönetilmesine ve bir çare bulunamamasına rağmen bilhassa eski binaların çok güzel onarılması lazım.Kültür ve sanat şehri haline getirilmesi lazım. Zaten endüstri, sanayi, ekonomi tarafı var.Gökdelenleri var. Gökkafesi var. Yasa dışı yollar, yasalar zorlanarak yapılmış bir bina... Şehre baktığımız zaman karşı tarafta bize bu şehir hakkında buradaki egemenlik kimin acaba diye bir soru işareti yaratıyor. Bir imparatorluktan kalma bir ülkenin imparatorluğun başkentine herkese ait olması gereken bir yere, o kişisel bir binayı o kadar cüretkar, şehrin üstüne basarmış gibi koymak... Bilhassa Üsküdar'dan baktığımızda çok kötü gözüküyor. Az gelişmiş bir ülke para babaları tarafından yönetiliyor hissini yaratıyor.


İnternetle aranız nasıl ?İnternette sizin de siteniz var!..
Bu siteyi (www.bulutsuzluk.com) yeterince canlı hale getiremedik ama o da bizim grubu severek dinleyen bir arkadaşımız tarafından kuruldu . Murat arkadaşımız.İşte oraya e-mail'ler geliyor onları cevaplandırıyoruz.Yeni bilgiler olursa oraya aktarıyoruz.Ben bunun önemli olduğunu geçen gün bir internet şirketinin birinde chat yaptık. Canlı chat; bir anda vakit yetmedi gelen sorulara . Cevap vermekten bende şaşırdım, bayağı bir ilgilisi var diye düşünüyorum.

Son olarak eklemek istediğiniz birşeyler varmı?
Bizi dinleyen insanlarla bu müzik paylaşımını sürdürmeyi umuyoruz. Hem kendimiz hem onlar için gücümüzün yettiği kalite çizgisinde ürünler üreteceğiz. Belki bizi dinleyen insanların da yaşamlarında ihtiyaç duydukları tarif edEmedikleri bir boşluk varsa onu doldurabiliriz. Belki kalıcı olabiliriz, bu da bizi mutlu eder. Biz öldükten sonra şarkılarımız rafta durur arada sırada işte 1990lar'da 2000ler' de falan bak böyle bir grup varmış deyip de yüzyıl sonra Dede Efendi dinledikleri gibi dinlerlerse çok mutlu oluruz.

Bulutsuzluk Özlemi adına Nejat Yavaşoğulları'na teşekkürlerimizle!..
Röportaj ve fotoğraflar:
Pelin Ayan

1 2 3 4 5