Istanbul - Röportaj - Çelik Gülersoy
 biggfootball  biggshop
   
şehir rehberi
 
kültür-sanat
Konserler
Etkinlikler
Sinemalar
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Fuarlar
Kurslar
yeme-içme
En İyiler
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor Merkezleri
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
Boğaziçi Hayvanat Bahçesi
röportaj
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Bulutsuzluk Özlemi
Mario Levi
Sunay Akın
Sultana
Tüm liste...
alışveriş
Haberler
Alışveriş Merkezleri
:1
1 2 3
Bugünlerde moda bir deyim var, pozitif düşünmek. Bana, "Çok olumlu işler yapıyorsun, ama çok olumsuz düşünüyorsun" diyorlar. Oysa oradaki olumsuzu çıkarıp yerine gerçekçi sözünü koymak lazım.


Malta Köşkü - Yıldız Parkı

Yolunuz birçok kez Yıldız Parkı'na düşmüştür… Belki parkta birçok kez yürüyüş yaptınız, Malta Köşkü'nde ya da kır kahvesinde çayınızı yudumladınız. Sultanahmet'teki Yeşil Ev'in rengarenk çiçeklerle dolu bahçesinde otururken mis kokularla kendinizden geçtiniz. Ya da Soğukçeşme Sokağı'ndan, pansiyon haline getirilmiş yan yana sıralanan dokuz evin önünden birçok kez geçtiniz… İşte Çelik Gülersoy, burada adı geçen ve geçmeyen birçok yerin, bugünkü görünümüne kavuşmasını sağlayan kişi.

İstanbulluların, Çelik Gülersoy ismini çok iyi bilmesi gerek… Kendisi, İstanbul'a gönül vermiş, hatta sadece gönül vermekle de kalmamış; ömrünü bu şehirdeki birçok tarihi yapıya ve mekana tekrar hayat kazandırmaya adamış; kültürüyle, bilgisiyle ve görgüsüyle gerçek bir beyefendi.

Jandarma komutanı babasının doğu hizmeti sırasında
Hakkari'de doğan Gülersoy, 3 yıl sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşir. 1958'de Hukuk Fakültesi'ni bitirir. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun çeşitli hizmetlerinden sonra 1965'de kurumun genel müdürlüğünü üstlenir. Kuruluşu yeni baştan organize ederek ulusal bir çapa kavuşturur. Ülke ve dünya çapında ün yapan bir dizi parklar, restorasyonlar, teknik servisler ve film hizmetleri gerçekleştirir. Yıllarını İstanbul'u güzelleştirmeye adayan Gülersoy'un eski İstanbul'a duyduğu özlem gözlerinden okumak hiç de zor değil...

Kendisine İstanbul'u ve çocukluğunu sorduğumuzda, oldukça çarpıcı bir yanıt alıyoruz…
Benim İstanbul'um, çocukluğumdur. İstanbul bozuldukça ben oraya iltica ediyorum, sığınıyorum.


Hidiv Kasrı - Beykoz

"Benim İstanbul'um zaten çocukluğum. Oraya iltica ediyorum, sığınıyorum. Buraya yerleşemedim. İstanbul bozuldukça benim kaçma isteğim de artıyor. Herkes Zincirlikuyu'dan Beşiktaş'a doğru iner, ben inmem. Kalırım orada, hayalim kalır. Çünkü Sabancı Lisesi'nin olduğu yer bizim bostanımızdı. Arnavut Halil Ağa, oraları kiralayıp bostan yapmış. Bir tarafı ağaçsız, o yüzden güneş isteyen sebzeler dikiyor. Öbür taraf ağaçlı, orada yüksek çamlar var. O yüzden güneş istemeyen sebzeleri mesela ıspanağı o tarafa dikiyor. Şimdi her şey bambaşka…"

1 2 3
:2...>