|
Beni
benim gibiler dinliyor...
Benim normalde yayındayken gözümün önüne gelen tiplemeler
vardır. Konuşurken hep o tiplemeleri düşünürüm. Dinleyici
profilim yayında konuştuğum kadar anladığım aynen benim gibi
tipler. Karşıma hiç çıkmamıştır "şöyle bir şey var yeniyormuş
haberin var mı" diyenlerle ya da "ben şunu severim"
"ben sevmem" gibi durumlar hiç olmadı.
Böyle
bir programın Türkiye'de tutması mucize!..
Mehmet Ali in the morning"in tek bir farkı var : - Bu
ülkede dinlenmesinin sebebi de bu - kimseyle dalga geçmez.
Kimsenin aptallığıyla, salaklığıyla dalga geçmez. Kimseye
bir şey geçirmez. Ama geçirmez mi? Geçirir ama kendi tarzında.
Ama illa olay yaratayım diye uğraşacak bir program değil.
Bu açıdan böyle programın Türkiye'de tutması bu programa kadar
mucizeydi.
Bu
programın amacı bir günü paylaşmak...
Motive etmek için ne gerekli ? Birşeyler paylaşman gerekli
yani hayatı, gerçek dışı hiçbir şey yok. Ne bir fıkra, ne
bir masal hiçbir şey yok. Ben bazen sağ koltukta oturmasını
istedikleri adam olurum. Bazen de bir çocuğun yine servis
aracında yanında oturmasını istediği bir çocuk olabilirim.
Zaten radyonun da amacı bu. Hayal ettikleri gibi nereye koyuyorlarsa
o oluyoruz. Hayal sadece radyoda gözükmeyen adam değil. Radyocuyu
insan kafasında canlandır, ben bir gün adama hiç beklemediği
bir espri yaparsam işte o zaman hayalkırıklığı yaşar ama beni
gördüğü zaman yaşamaz. Sarışınmış, esmermiş beni yine dinlemeye
devam eder. Adamın, bir gün sonra hiç beklemediği hareketi
yaparsanız o zaman hayal kırıklığına uğrar. "Hiç senin
tarzın değil nasıl böyle bir şey yaptın" der.
|