|
Radyo
kurmak için çıktım yola...
Radyoculuğa ilk, radyo kurmak için başladım.Bu ilk frekanslı
yayınlar başladığı o zaman Türkiye`de yoktu, yasaktı. İngiltere'den
birkaç radyo yayını vardı. O zamanlar biz dedik ki radyo kurmalıyız.
Çünkü biz Amerika'daki radyo kayıtlarını dinleyip "inanamıyorum
ne güzel şeyler yapıyorlar"diyorduk. Çok uzak geliyordu.FM
radyoculuğun ne kadar enteresan olduğunu düşünürdük. Birde
Amerika'da radyolar yereldir, hiç ulusal radyo yoktur. Amerika'da
sabah programı çok önemlidir, hatta dünyanın her yerinde önemlidir.Sonra
bir radyo kuralım dedik fnansör aradık, aletlerimizi aldık
, yer tuttuk. Bir frekansa yine kanunsuz şekilde girecektik.
Finansör bizi yarı yolda bıraktı paraları ödemedi, ortada
kaldık, aletleri geri verdik.
Radyoculuk
serüvenim Ankara'da başladı...
Ablam TRT'de spikerdir onun bir arkadaşı radyo kuruyordu,
Radyo Vizyon FM 93 hala yayında ablam "çalışmak ister
misin?" dedi. TRT'nin spikerleri vardı, hepsi jüriydi
ama ben torpilliydim ablam dolayı. Seçildim ondan sonra da
başladım hatta akşamları başladım. Akşam programıydı, çok
komik ismi vardı : "Mali şov"... Mali, çok eskiden
kalma. Belki de Türkiye'de ilk "Mali" denen adam
bendim. Çocukken kız arkadaşım takmıştı bu ismi bana, öyle
kaldı gitti.
Neyse 1993'de başladık yayına. Tabi para kazanacağız dedik
ama para kazanmak mümkün değil o dönemde hele öyle bir radyoda.
Sonra ben ayrıldım. O sırada Capital Radio başlamıştı yayına
Ankara'da. Bu arada ablam TRT'de spor servisinde muhabirlik
ayarladı. Hem onu yapıyordum, hem de bunu. Radyo bana gece
yayını verdi haftasonları, spor servisi yoğundur hafta sonları.
Bir de gece yayını benim yapabileceğim şey değildi radyodan
ayrıldım.
Sonra bir ay bir Türkçe radyoda çalıştım. Radyo Klüp diye
yine Ankara'da. Öğle saatlerinde yayın yapıyordum. Ama ben
sabah programı yapmak istiyorum. Capital'a "eğer sabah
programı veriyorsanız ben gelip yapacağım" dedim. Onlar
da sabah programı için biraz beklemelisin, bir hafta buraya
gel, bir atmosferi yaşa, sana şans vericeğiz dediler. Bir
hafta geçti, aradılar bir gün, çıktılar yarın sabah yayındasın.
Tabi ben aman Allah'ım yarın yayındayım panikledim. Birinci
program felaket, ikinci felaket derken bir ay iki ay geçti
tabi ben alıştım. İnanılmaz rahatladım sonra program aldı
gitti. 4 ay sonra artık şekillenmeye başladım çünkü konuşurken
gülmeye başladım artık programdan zevk almaya başladım.
|