|
Eyüp
semti bahçıvanlık ve mandıracılık işlerinde çalışmak üzere Rumeli'den, özellikle
Bulgaristan ve Arnavutluk'tan ayrıca Doğu Anadolu'dan gelen gayrimüslimlerin de
yaşadığı bir semttir. Günümüzde tek tük bahçecilikle uğraşan Bulgar aileler geldiyse
de ünlü Eyüp kaymağını yapan kimseler gelmemiştir. 1950'lere kadar mevcut olan
gayrimüslimler tarafından işletilen bu kaymakçılar, kebapçılar 16.yy'da başlayan
halkın şikayetleri yüzünden giderek azalmış (bu gayrimüslim aileler eğlence yerlerini
de işletmekteymişler ve asıl şikayeti alan noktalar bunlarmış) ve yok olmuşlardır.
Eyüp
civarında denizden çıkarılan beyaz, kokulu bir çamur
burada çömlekçiliğin gelişmesine sebep oldu. 17.yy'da
Eyüp-Defterdar arasında 250 çanak-çömlek dükkanı olduğu
bilinmektedir. Bu dükkanlarda ayrıca her yaştan çocuklar
için türlü oyuncaklar (düdük, davul) kilden üretildiği
gibi ahşaptan da (araba, beşik, topaç, hacı yatmaz)
çeşitli oyuncaklar yapılmaktaymış. Bu oyuncaklar, seramik,
sırça-cam işleriyle birlikte ülkenin her yanına ihraç
edilebilmekteymiş.
Eyüp
Sultan Külliyesi'nin arkasındaki sırtta yer alan, Piyer
Lotti'nin gittiğine inanılan turistik kahve, Eyüp'ün
gelen ziyaretçilerinin uğramayı ihmal etmedikleri noktalardan
biridir.
Eyüp'ün Cuma Pazarı İstanbul'un en ucuz pazarı olmakla
ünlüdür. Eyüp çini, yazı ve yontu sanatları bakımından
da bir açık hava müzesi durumundadır. Sultanlar ve diğer
devlet büyükleri Eyüp Türbesi'ne değerli hediyeler vermişlerdir.
|