şehir rehberi
 
kültür-sanat
Anneler Günü
Babalar Günü
Ramazan Özel
Yilbasi Özel
Sevgililer Günü
Konserler
Etkinlikler
Tiyatrolar
Opera&Bale
Sergiler
Kurslar
yeme-içme
Gözde Mekanlar
Kahvaltı-Brunch
Balık Mekanları
Gece Rehberi
Restoran Arama
Cafe-Bar Arama
Yemek Tarifleri
gezi
Boğaz Tekne Turları
Yakın İstanbul
Semtler
Eski İstanbul
Konaklama
hobi&spor
Spor
Yüzme Havuzları
Yaz Okulları
röportaj
Pinhani
Enis Karslıoğlu
Murat Makar
Yüksek Sadakat
Ayşenur Yazıcı
Hüseyin Köroğlu
Tuncay Takmaz
Dervis Zaim
Ömer Albayrak
Çelik Gülersoy
Mehmet Ali
Bulutsuzluk Özlemi
Ceyhun Yılmaz
Yusuf Ahmet Kulca
Başaran Ulusoy
Mario Levi
Sunay Akın
Tüm liste...
alışveriş
Alışveriş Merkezleri
The Hall

The Hall’ın hikayesi bundan 134 yıl önce başlıyor.

Zamanın önde gelen ailelerinden Mısırlıyan ailesine mensup üç hayırsever kızkardeş, 1876 yılında Pera’da bugünkü Ağa Camii’nin yanındaki Sakızağacı Caddesinde Ermeni Surp Asdvazazis kilise kompleksini inşa ediyor.

Sakızağacı caddesi üzerinde bulunan tarihi kilisenin etrafına, kiliseye gelir sağlamak üzere Yeşilçam sokağına kadar uzanan müştemilatlar inşa ediliyor. Ermeni Vakfı’na ait olan bu binalar zaman içinde çok çeşitli amaçlar için kullanılmış. 30 yıl önce ayakkabı imalathanesi ve matbba, sonra da Yeşilçam filmlerine stüdyo işlevi görmüş.

Yaklaşık on yıldır harap halde bulunan bina, Beyoğlu’nda pek çok girişimcinin hayalini süslerken, beş yıl önce İngiliz müzik organizatörü Alan Cattanach binayla ilgili ilk somut projeyi başlatıyor. Ancak projenin asıl başlangıç noktası telekominikasyon, gayri menkul ve turizm sektöründe faaliyet gösteren Pozcu Grup’un devreye girmesiyle oluyor. Pozcu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Pozcu ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Pozcu bu noktada bu tarihi yapının dönüştürme projesine yatırımcı olarak gönül koyuyor. İstanbul’daki mevcut mekanların genelde tek tip etkinlik formatlarına izin verdiği noktasından yola çıkan Derya ve Mert Pozcu, bu tarihi yapı içinde konser, parti, moda gösterileri, sanat, tasarım sergileri ve kurumsal organizasyonlarını düzenleyebileceğini görüyor.

Yatırımcılar, Surp Asdvazazis Kilisesi kompleksi içinde yer alan iki harap binanın bir avluyla ve bağlantı alanıyla birleştiğini ve kapılarının iki ayrı sokağa açıldığını görünce, bu mekanın her türlü etkinliğe izin verdiği fikrinde birleşiyorlar. Pozcu Grup, binayı her gece açık bir gece klübü değil, yaratıcı etkinliklere yönelik bir performans merkezine dönüştürmek istediğini belirtip, Ermeni Vakfı’ndan binayı 49 yıllığına kiralamış.

The Hall’ın esnek, sürprizli yapısı ve şaşırtıcı mimari özelliklerinden hareket edilerek mekanda yapılacak etkinlikleri tasarlayacak, yön verecek bir etkinlik tasarım şirketi kuruluyor: Magnet İstanbul. Zıt kutupları bir araya getirme konseptinden yola çıkarak kurgulanan Magnet İstanbul’un temel işlevi The Hall’da yapılacak tüm etkinliklerin iletişiminden, kullanılacak müzik formatlarına, dekorundan yemeğine kadar her unsuru yaratıcı bir perpsektifle tasarlamak ve böylece mekanın etrafına bir kimlik ve enerji vermek.

Mekan Özellikleri

• The Hall, bazen bir konser salonu, bazen bir sanat galerisi, bazen bir toplantı salonuna dönüşebilen yapısıyla çok amaçlı, çok fonksiyonlu bir mekan. Her türden organizasyona açık olmasının yanı sıra aynı zamanda çağdaş sanat, tasarım, moda, kültürel etkinlikler ve performans merkezi olarak 24 saat yaşayan bir proje...

• The Hall, düz bir sahneden oluşan etkinlik merkezlerinin tam zıddı diye nitelendirilebilecek çok şaşırtıcı bir akışa sahip. Oda oda, koridor koridor genişliyor, her bölüm bir diğeriyle bağlantılanıyor, her köşe etkinlikler için sınırsız imkanlar sunuyor.

• The Hall esnekliğini iki sahnesiyle iki ayrı bölümden oluşmasından alıyor. Ön salon, bir ana sahneden, üç odadan ve bir sabit bardan oluşuyor. Asma katta ise VIP ve sanatçı odası yer alıyor. Ön sahne bir avluyla her türlü organizasyona cevap verebilecek nitelikte fast-food köşesine ve catering mutfağına açılıyor. Avludan bir tünel şeklindeki arka salona geçiliyor. Arka sahneye paralel koridor ise tam bir sergi ve workshop alanı olarak büyüleyici bir görünüm sunuyor.

• The Hall mümkün olduğunca tarihi dokuyu öne çıkaracak şekilde kurgulandı. Öndeki ana sahnenin bulunduğu yüksek tavanlı bölüme bir asma kat eklendi. Demir konstrüksiyonu dengelemek için, ağırlıklı olarak sıcak görünümlü bir malzeme olan bakır kullanıldı. Taş duvarlara zarar vermemek için sıvaların üzerinden geçirilen elektrik hatları bakır borularla kaplandı. Mekanın akciğeri işlevini gören, iki bölümü birbirine bağlayan avluya “taşların arasında bir yaşam” olması için yuka ve aralya japonika ağaçları, bambu, sarmaşık yerleştirildi.

• Kokteyller, yemekli toplantılar için avluda bir hazırlık mutfağı ve catering’in servis edildiği bir fast-food corner yer alıyor. İki binanın ses ve ışık düzenini birlikte ya da ayrı kullanmak mümkün. Sonuçta iki ana bölümden oluşan, ayakta izleyici kapasitesi ön sahnede 600, arka sahnede 400 kişi olan 650 metrekarelik modüler bir mekan ortaya çıktı.

Küçük Bayram Sokak, No: 7
34340
Beyoğlu İstanbul
Tel : 0 212 244 87 37
Fax : 0 212 244 69 47
Web Sitesi: http://www.thehallistanbul.com/index.html

  TL TL TL TL  Fiyat Bilgisi  


Not:
Sitemizde mekanlara ilgili yer alan bilgiler değişkenlik gösterebilir. Emin olmak için mekanlarla iletişime geçebilirsiniz.