Ömer:
Hemen sorayım dışarı çıktığınız zaman hangi mekanları tercih ediyorsunuz?
Vatan: Sunset'i, Armani Cafe'yi çok severim.
Bir de Da Mario'ya giderim arada bir. Gece çıktığımda da Scene gidiyorum.
Melike: Da Mario'ya gidiyorum ben de. Onun
dışında Schnitzel Restaurant var. Orayı çok seviyorum ve gidiyorum. Balıkçım Yeniköy'de
Park Fora ve yine kebapçım Hacı Ali Bey Erenköy'de. Ceylan Otelin içinde bir Fransız
restoranı var orası çok güzel.Gece pek çıkmam. Genelde tiyatro,operayı tercih
ediyorum.
Ömer: Vatan, kadınların kalbine giden yol da midelerinden
mi geçiyor?
Vatan: Evet tabiki afrodizyaktan
geçer bir kere. Etten geçer. İyi pişmiş bir et kadar tahrik edici hiçbir yemek
olamaz bence.
Ömer: Peki çok beğendiğin bir kadının gönlünü fethetmek
için girer misin mutfağa?
Vatan: Girerim tabiki. Alırım kitabı elime,
okurum, yapmaya çalışırım. Ama biraz değmesi, biraz da anlaması ve damak zevki
lazım. Hımm deyip hoşuna gitmesi o tadı paylaşmak çok güzel.Karın doyurmak değil
çünkü olay zevk almak. Yaptığım boşa gitmesin. Anlasın istiyorum. ,
Ömer: Şuna çok inanırım sevgiyle yapılan yemeğin hakikaten tadı bambaşkadır.
Vatan: Gerçekten öyle. Mesela anneniz ya da
sevgiliniz hasta ona çorba yapıyorsunuz. Çorbanın önemi yok orada.Sevginiz, iyi
niyetiniz çorbadan ona geçiyor ve çorba orada araç. Sevginizi çorbayla sunuyorsunuz.
Ömer:
Peki Melike, bir erkeğin sana yemek yapması hoşuna gider mi?
Melike: Tabi ki gitmez mi? Çok hoşuma gider.
Hani filmlerde hep bayanlar yataklarında durur, eşleri onlara kahvaltı masası
getirirler. Her genç kızın hayalidir bu. Ben hangi arkadaşımla konuşsam o film
karesini, o sahneyi hayal ettiğini bilirim. Çok güzel bir şey yani inşallah yaşarız
ne diyeyim.