| Papa
Michelangelo'ya vuruyor! |
"60
bin kişilik kapasitesi ile Hıristiyanlığın en büyük kilisesi olan San Pietro Kilisesi
İ.S. 324 yılına tarihleniyor.
Hıristiyan dünyasının en eski, en büyük ve en kutsal kilisesi 12 asır ayakta kalmayı
başarmış, ancak Rönesans ile birlikte kilise yerle bir edilip yerine yenisi inşa
edilmiş!
Rönesans nedeniyle Roma'nın eski heykellerinin başına gelenler daha da dehşet
verici! Eski çağlarda yapılmış binlerce heykel Rönesans döneminde kireç yapılmak
için yakılmış.
Michelangelo ve diğer sanatçılar bu uygulamalardan şikâyetçi olmuşlarsa da kendilerine
pek kulak asan olmamış!
Eski Roma heykellerinin yakılması Rönesanstan çok sonraları da devam etmiş maalesef!
San Pietro Kilisesi'nin dev kubbesinin tasarımı Michelangelo'ya ait.
Sanatçı, Sistina Şapel'in tavan freskleriyle uğraşırken, Papa, sabırsızlıkla
eserin ne zaman bitirileceğini sorunca, Michelangelo kabaca, "benim için
mümkün olan en kısa zamanda!" deyivermiş.
Papa, küplere binmiş, iskele üzerine fırlayıp âsasıyla Michelangelo'ya vurmaya
başlamış. Bunun üzerine işi bırakan Michelangelo'nun geri gelmesi için Papa tam
500 düka altını vermek zorunda kalmış...
| Rahibelerle
Madonna yan yana! |
Roma sokaklarında rastladığımız
kadar rahibeyi hayatımız boyunca başka bir yerde görmedik sanıyorum.
Rahibelerin hemen yanıbaşındaki vitrinde ise Madonna'nın yarı çıplak afişleri,
çılgın bir rock müzik eşliğinde arz-ı endam ediyor.
Sokaklarda "Cocco Fresco" tabelâsıyla üzerinden sular akan dilimlenmiş
hindistan cevizleri görüyoruz yine.
Via del Corso adlı caddede belden aşağısı olmayan, saçları da beline kadar uzanan
bir dilenci adamla karşılaşıp şaşa kalıyoruz.
Tam tamına bir "yarım adam" duruyor karşımızda!..
|
| Papalar
bilse, Trevi Çeşmesi'ni yaptırırlar mıydı acaba? |
Aşk
Çeşmesi'nin bulunduğu Piazza di Trevi, çağıl çağıl suların aktığı, gece,
gündüz tıklım tıklım bir meydan.
1950'lerde ünlü yönetmen Fellini'nin La Dolce Vita adlı filminde Anita Ekberg
ve Marcello Mastroanni'nin bir gece yarısı yıkandığı ünlü çeşmenin önündeyiz!
Trevi Çeşmesi'ne para atıp Roma'ya geri dönme dileğinde bulunanların ardı arkası
kesilmiyor. Çeşme'ye arkalarını dönüp parayı başlarının üzerinden havuza fırlatıveriyor
insanlar.
Aşıklar, el ele, diz dize oturup birbirlerinin gözlerinin içine derin derin bakmakta
iken yankesicilerin icra-i sanat eylemek için fırsat kolladıkları da bir gerçek!
Çeşme başında, şarkı söyleyenler, gitar çalanlar, şarap şişelerini peş peşe devirenler
hiç mi hiç eksik olmuyor. Turist kızlara ilân-ı aşk etmek için çeşme başında bekleşen
İtalyan gençlerinin de sayısı hayli kabarık doğrusu!
Trevi Çeşmesi'nin canlandırılıp süslenmesini buyuran Papalar bu çeşme başı faaliyetlerini
tahmin edebilse çeşmeyi bu hale getirirler miydi bilemiyorum!
| İki
bin yıllık Colosseum Roma'nın sembolü |
Turist otobüslerinin, çevresine
sıram sıram dizildikleri Colosseum'un tarihi iki bin yıl gerilere uzanıyor. 50
bin seyircilik bu amfitiyatro, Roma'nın sembolü ve en büyük anıtı.
Roma'nın kuruluşunun bininci yıldönümü nedeniyle İ.S. 249 yılında düzenlenen şenliklerde,
işte bu amfitiyatroda yüzlerce hayvan dövüştürülmek suretiyle öldürülmüş. Filden
aslana, kaplandan su aygırına, zebradan zürafaya kadar yüzlerce hayvan Roma'nın
bininci yılı şerefine alkışlar arasında parça parça edilmiş.
Bininci yıl kutlamalarında öldürülenler sadece aslan, kaplanla da sınırlı kalmamış.
Gladyatör dövüşlerinde de iki bin gladyatör çığlıklar arasında ölüme yollanmış!
Roma kenti bin yıl ayakta kalmayı başardı diye sen gel iki bin çaresiz insanı
birbirine kırdır! Roma ahalisi, Colosseum'daki bu kan deryasını izledikten sonra
eve gelip çoluk çocuğuna "E, bugün bir eğlendik, bir kutladık ki, demeyin
gitsin! Ne hayvan kaldı, ne insan!" mı diyorlardır acaba diye merak etmemek
elde değil doğrusu!..
Devam
|