|
|
|||||||||||||
![]() |
| Ana Sayfa | | | Turlar | | | Oteller | | | Mavi Yolculuk | | | Uçak Biletleri | | | Oto Kiralama | | | Boğaz Tekneleri |
| V E N E D İ K | |
|
VENEDİK
|
ROMA
|
NEW
YORK
|
HİNDİSTAN
|
|
ADRİYATİK
KRALİÇESİ
VENEDİK
|
Tarihin gelmiş geçmiş en ciddi çılgınlık anıtı olan ve Venedik'in maddi destek verdiği Haçlı Seferleri tam dokuz kez tekrarlandı. Başarılı olduğu söylenen birincisinde Haçlı Ordusu, yolda Macarından Almanına, Yunanlısından Yahudisine dek türlü çeşitli katliamlardan sonra Kudüs'ü işgal edip bu kez de kentteki Yahudi ve Müslümanları kitle halinde yok ettiler! İkincisinde Bizans'ı yağmaladılar, üçüncüsünde, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu üç bin masum Müslüman köylüyü öldürdüler. Dördüncüsünde, Konstantinapolis'i yağmaladılar. Ancak beşincisinde, Nil'in yükselen sularına kapılıp kaçmak zorunda kaldılar. Ve bu çılgınlık böyle sürüp gitti. Tüm seferler boyunca, Haçlılar, yiyeceklerini yerel çiftçilerden çaldılar, çete halinde dolaşıp seks yaptılar. Yanlarında da, metreslerini ve binlerce fahişeyi taşıdılar!..
Gotik mimariye gotik denmesinin
nedeni de neymiş biliyor musunuz? Rönesans hümanistleri, çirkin buldukları bu
mimariye barbar Gotların adından esinlenerek Gotik adını vermişler! Yâni, nefret
ettikleri bir mimari tarzına nefret ettikleri barbar bir halkın adını koymuşlar! Örneğin, 1966 Kasımı'ndaki
sel baskınından kentin kurtulabileceğini kimse ummuyormuş. Zaman zaman suyun öylesine
yükseldiği oluyor ki, güvercinleriyle anımsadığımız San Marco Meydanı'nda
gondollar yüzmeye başlıyor! Doğrusunu söylemek gerekirse bana biri bunu anlatsa
inanmakta zorluk çekebilirdim. Ama, su baskını sırasında çekilmiş fotoğrafları
görünce inanmamak elde değil! Kasım ve nisan ayları arasında kentin belli bölgelerini
su basıyor, kimi kez de San Marco Meydanı iki, üç saat süreyle bir metreyi
bulan su gölüne dönüşüyor… |
Beş büyük kapıya sahip iki katlı kilisenin terasında bulunan ve "Mahşerin dört atlısı" olarak anılan bronz at heykelleri 1204 yılında Venedik'e çok tanıdık bir yerden gelmiş. Nereden mi? İstanbul'dan! Venedik tacir cumhuriyetinin de etkin bir şekilde katıldığı Haçlı Seferleri sırasında ele geçirilmiş bu bronz at heykelleri. Ancak bronz atların İ.Ö. 4.yüzyılda Yunanistan'da yapıldığı sanılıyor. Bu atlar, antik çağdan günümüze sağlam olarak kalan çok büyük boyutlardaki tek yaldızlı bronz at grubu olarak kabul ediliyor. Ancak orijinal atlar San Marco'nun içinde muhafaza edildiğinden, bizim kilisenin terasında gördüğümüz atlar sadece birer kopya! San Marco'nun şatafatlı
iç süslemelerinde en çok da mozaiklerin genişliği insanı hayrete düşürüyor. Tavandaki
mozaikler 4,000 metrekareden fazla yer tutuyor! İşte bu yüzdendir ki, San Marco,
"Altın Kilise" olarak da anılıyor. Kimi mozaikler ise bin yıldan
da öncesine tarihleniyor!
Tüm gondollar kenara çekilmiş, ertesi sabaha dek dinlenmeye koyulmuşlar… Meydanın çevresindeki kafelerden çok hoş ezgiler geliyor kulağımıza. Orkestralardan bir tanesi "Bessame mucho"yu çalıyor. Venedik'in son derece ilginç bir kaderi var. Gündüzleri yaşam dolu, akşamları kimsesiz ve hüzünlü!.. Vaporettoya binip Grand Kanal'a açılıyoruz. Gondolların park ettiği yeri belirtmek için, mavi zemin üzerine beyaz gondollu bir trafik levhası koymuşlar! Sokak yerine kanal, araç yerine de gondol bulunan bir kentte, "gondollu trafik levhası" ndan daha doğal ne olabilir ki zaten!.. |
|
|
|
|
| İletişim | Koşullar - Uygulama | Rezervasyon ve Ödeme | Forum | Site Haritası | | Copyright 2004 - On - Net A.Ş. | Bigglook | travel@biggtravel.com |
|
|
|
|