Biggshop
 Ana Sayfa | Turlar | Oteller | Mavi Yolculuk | Uçak Biletleri | Oto Kiralama | Boğaz Tekneleri
N E C M İ   T O R A M A N
Toros expresi ( yataklı vagon ) ile Güneydoğu gezi günlüğü

Tren hareket etti ve ben lokomotifteyim, diğer istasyon Narlı' ya kadar burada seyahat edeceğim,makinist Halit abi ve Rıfkı abi makinenin nasıl çalıştığı nasıl hareket ettiğini, hız ayarlamasını ve fren olayını
gösterdiler, buranın heyecanı rayların altınızdan hızla geçişini görüyorsunuz.
Kaçak çaydan yapılmış demli çay ikram ile sohbete devam ettik, en ilginci bir ihtahar olayı, neyseki
adam ölmemiş.
Narlı da makine'den indim bu benim için heyecanlı bir yolculuk oldu. Gaziantep' e daha 3-4 saat var.
Bugünkü planım trenden inince hemen Kilis'e oradan da Yesemek' ğe Hitit heykel atölyesine gitmek.

Saat 14:00 gibi Gaziantep'teyiz, hemen şehir merkezine doğru yola koyuldum, gardan çıkınca dik
istikamete gidip bir ana cadde geçtik den sonra stadın yanından şehir merkezine geldim, düzgün
caddeler, geniş bir park ve kalabalık hareketli merkez, vakit kaybetmeden Kilis dolmuşlarını öğrenip
biniyorum.

Yolda zeytin, üzüm ve bodur fıstık ağaçları, 45 dakika sonra Kilis'e varıyoruz, küçük bir meydan,bir
kaç ara sokağa giriyorum tek, tük iki katlı taş evlere rastlıyorsunuz, Kilis ufak bir sınır kasabası, sesiz
sakin .Yesemek'ğe gitmek için İslahiye dolmuşuna bindim, önde şöför yanına oturdum, yanıma genç
bir arkadaş oturdu, şoför yoldakilerle ve yolcularla Türkçe harici bir dille konuşuyordu yanımdaki
arkadaşa Arapça'mı yoksa Kürtçe' mi diye sordum Kürtçe miş.

Yoldaki üzüm ve zeytinleri konuştuk
halk geçimini çoğunlukla üzüm ve zeytinden karşılıyormuş, fakat zeytin ve üzüm kalitesi düşükmüş.
Bir ara şoföre Yesemek' e nasıl gideceğimi sordum, seni köy sapağında indiririz barajın kenarından
yolu takip ederek köye ulaşırsın dedi, dolmuş falan yokmuş yoldan geçenlere el edecekmişiz .
Sapakta indim içeri yola koyuldum, yol ıssız sağ ve sol ormanlık saat sanırım 16:00 civarı gezi
için yanıma saat almadım yani saatsizim.

Hava sıcak karşı istikametten bir araba geldi hala benim
tarafından yok yol 8 km. baraj sol tarafta gözüktü biraz mola verdim, baraj suyu seviyesinin altında
hala gelen giden yok yola devam, biraz sonra bir minibüs gözüktü durdurdum pazarcılık yapıyor-
larmış 3 kişi baraja balık tutmaya gelmişler '' az öteye kadar seni götürürüz istersen bin''dedi, patates
çuvallarının üstüne oturdum'' köyde tanıdık mı var kalacak mısın?'' diye sordular, bende köydeki tarihi
eserleri gezeceğimi söyledim onlarda duymuşlar ama görmemişler, neyse 3-4 km. sonra indim
tekrar yola koyuldum biraz sonra aynı minibüs gözüktü gece kalacakları için fener lazımmış
beni köyün girişine kadar götürdü sarı tabelayı takip edip köyün içinden açık hava heykel atölyesine
vardım.

Beni oranın görevlisi Ali Çiçek karşıladı; uzun boylu bir gözü görmeyen sıcak bir insan evi sit alanını
hemen yanında,ufak bir tanışmadan sonra anlatmaya başladı, Ali ağabey heyecanlı bu görevi severek
yaptığı belli.

Atölye kurt dağının yamaçın da ismi Kara tepe sırtı,ilk defa 1890 yılında alman araştırmacı Felix Von
LUSCHAN tarafından bulunmuş,daha sonra burada sistemli olarak araştırmaları 1958-1961 yılları
arasında Prof. Dr. Bahadır ALKIM yapmış, yamaçtaki heykellerin yani gün ışığına çıkartılanların sayısı
300 adete yakın, heykeller tepedeki taş ocağından alınma, taşlar gayet set ve ince gözenekli bazalt cinsi.
Atölyenin imparator Suppilluma I zamanında yani M.Ö 1375-1335 tarihleri arasında işletmeye açıldığı
ve burada yörenin yerli halkı Hurlar' ın çalıştırıldığını göstermekte.

Alanın büyüklüğü yaklaşık 100.000 metrekare, heykellerin hepsi taslak halinde yani ilk aşama olan kon-
turların belirlenmiş hali, eserin son hali ise buradan gönderildiği yerde mimari yapı içinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Buradaki taslaklar sfenksler, aslanlar, dağ tanrıları,savaş arabaları ve yarı insan yarı hayvan
yaratıklar. Beni etkileyen heykellerin büyüklüğü oldu, Örneğin aslan heykelin ağırlığı 4 ton civarı.

Ali ağabeyi bunları anlatırken güneş dağın arkasına düştü düşecek gibi, gezi alanını inceleyip Ali ağa binin
kulübesine girdik, çok ilginç bu kulübede Ali ağa binin atölyesi gibi, nedeni camın kenarındaki minyatür
heykeller,bir iki tane basitçe yaptıklarını ne zamanki Prof. Dr. Bahadır ALKIM görüp şaşırmış ve
Ali ağabeyi teşvik etmiş, ona tekniği öğretmiş, sonradan yaptıkları daha ustaca olmuş.

Karşı rafta 50' ye yakın kitap,duvarlarda tarihi eserlerle ilgi yazı ve posterler,daha ilginci benden uzaktaki duvarda panoda
yatay olarak karakalemle çizilmiş heykel taslakları,akla gelen kazıdan kaldığı,bir ara yaklaşıp baktım
kağıdın solunda bir isim ÇİĞDEM ÇİÇEK, şaşırtıcı, bunları çizen Ali ağabeyin 14 yaşındaki kızı.
Gaziantep'in Islahiye ilçesine bağlı YESEMEK köyü, 95 hane ,sabah bir dolmuş akşam bir dolmuş,
heykeli seven bir baba, heykeli çizen kızı.


<<<Geri

 



"Makaleler" bölümüne sizde katkıda bulunmak isterseniz, lütfen " travel@bigglook.com adresine e-mail gönderiniz.