|
İlk
olarak Piktlerin (İskoçlar) ve Keltlerin yerleştikleri bölge tarih boyunca Romalılardan
Jütlere kadar pek çok devletin akınlarına uğradı. Bu durum toplum yapısını çağdan
çağa farklı renklere boyadı. Günümüz Londra'sında da bu paletteki değişik fırça
darbelerini görmek mümkün. Özellikle turistlerin uğrak yerlerinden olan OXFORD
STREET bunun en iyi kanıtı. Yirmi dört saat ayakta ve capcanlı bir mekan. Her
milletten her kültürden insanin toplanma yeri burası. Doksanlı yılların sonunda
Londra merkezde nüfusun yedi milyonun üstünen çıktığı düşünülürse bu manzara hiç
de şaşırtıcı degil. Bu çesitliliğin bir başka yansıması ise Londra'daki ilkokul
öğrencilerinden 1/4'ünün evlerinde İngilizce dışında diller konuşulması. Genele
vurduğunuzda ise Londra ve çevresinde konuşulan dil sayısı 172'yi bulmakta.
Eğer Roma devri
kalıntılarını, dik gotik mimari üslubuyla yapılmış manastırı ve XVIII yy. şehirciliğinin
ilginç örneklerini görmek isterseniz günü birlik BATH turlarına katılmak mümkün.
Gitmişken atalarımızdan kalma Türk Hamamlarına da bir uğrayın.
İngiliz ve dünya edebiyatının
önemli isimlerinden Sheakespeare'nin yaşadığı evi görmek içinse STRATFORD'u planlarınıza
dahil etmeniz yeterli.
Şayet
Neolitik çağ sonuna ait Megalitik anıtlar ilginizi çekiyorsa STONEHENGE KALINTILARI
sizin için hayli etkileyici olabilir.
Benim için gitme
vakti yeniden. Gezgin yolunda gerek. Unutmayın "bin millik bir yolculuk bile
tek bir adımla başlar..." O zaman hadi bakalim...
London Zoo:
Regents Park, London, NW1 4RY
Madame Tussaud's: Baker str. Marylebone Road London, NW1 5LR
Rock Circus: Piccadilly Circus, London, W1V 9LA
National Gallery: Trafalgar Square,WC2
İngiliz Konsolosluğu: 0.212.252 64 36
Londra hakkında
daha fazla bilgi için tıklayın...>>>
|
Öyle bir kent düşleyinki
aynı anda 200 film birden gösterime girsin, canınız bara gitmek istediğinde 7000'den
çok seçeneğiniz olsun... Bu küçük sayısal araştırma da gösteriyor ki, Londra
değil bir haftaya bir aya bile sığmaz. Ama işte birkaç küçük ipucu:
THE TOWER OF LONDON (LONDRA KULESİ):
1078'de I.William tarafından inşa edilmiş ilgi çekici bir yapı. Burada "Beefeater"
adı verilen nöbetçiler fotoğraflayabilir ya da İngiliz Kraliyet Mücevherleri'ni
görebilirsiniz.
WESTMINISTER ABBEY
(WESTMINISTER SARAYI):
Manastır olarak yapılan binanın yenilenmesi XIII-XV yy. arasına rastlar. Kral
ile kraliçenin burada taç giymis olması ise başka bir not. Sarayın yakınlarında
bulunan St.Margaret Kilisesi de görülmeye değer.
HYDE PARK CORNER:
Bana göre dünya üzerinde ifadenin en çok özgürleştiği yer. "Serbest Kürsü"
kavramının anavatanı.Yerel adı "Speaker's Corner" olan mekanda her Pazar
sabahı istediğiniz konuda konuşma yapabilyorsunuz. Neyle ya da kimle ilgili olursa
olsun sesinizi duyurmanız mümkün.
PICCADILLY CIRCUS:
Dünyanın dört bir tarafından turistlerin buluşma adresi. Birbirinden şık kafeler,
alışveriş merkezleri ve mağazalar... Buraya kadar gelmişken sokak ressamlarından
birine uğramayı ve bir portrenizi edinmeyi ihmal etmeyin derim. Ama sakın benim
gibi Piccadilly'nin atmosferinden büyülenip kaybetmeyin:) Son olarak meydanın
aşağıgında yer alan EROS Heykeli
aşkı aramak için gelen gençlere ev sahipliği
yapıyor. (Sakın okun ucunda durmayın!)
TRAFALGAR SQUARE:
Nam-ı diğer Aslanlı Meydan. Geleneksel yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmez adresi.
Meydanın tam ortasında Amiral Lord Horatio Nelson için dikilmiş 56 m. yüksekliğindeki
NELSON'S COLUMN görülebilir.
ST. PAUL'S CATHEDRAL:
Tüm dünyanın Prens Charles ve Prenses Diana'nın düğün töreni ile tanıdığı mekan
Avrupa'nın en geniş üçüncü katedrali.
MADAME
TUSSAUD'S:
Balmumundan yapılmış mumyalardan oluşan fantastik bir yeni çağ müzesi. Her yıl
dünyanın çeşitli yerlerinden iki milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.
Burada hayran olduğunuz pek çok insanla hatıra fotoğrafları çektirebilir ve eğlenceli
zaman geçirebilirsiniz. Müzede Bill Clinton'dan Nelson Mandela'ya; Elvis Presley'den
Alfred Hitchcock'a kadar sayısız ünlünün mumyaları bulunuyor. Ayrıca bizim için
ayrı bir önemi bulunan Atatürk mumyası da görülmeye değer. Müzenin en alt katında
yer alan korku bölümünden uzak durmak da fayda var. Zira fazlasıyla ürkütücü.
Vaktiniz kalırsa 21. yüzyılın bilim ve teknik harikası olan LONDON PLANETARIUM'u,
efsanevi rock yıldızlarının heykellerinin bulunduğu ROCK CIRCUS'u ve dünyanın
sayılı sanat eserlerini barındıran NATIONAL GALLERY'yi ziyaret edebilirsiniz.
Çocuklar ve hayvan dostları içinse LONDON ZOO ideal bir seçim. Afrika Kartalından,
Vahsi Asya Aslanlarına kadar çesitli hayvan türlerini bir arada görmeniz mümkün.
Yok ben alışveriş yapacağım derseniz o zaman HARRODS'a uğrayın derim. Mağaza 1849'da
Henry Charles Harrod tarafından kurulmuş. Günümüzde Londra jet-setinin uğrak mekanı.
Yanınıza ekstra para alın yoksa dönüşünüzde sorun yaşayabilirsiniz. Eğlence meraklıları
için son durağımız SOHO. Biraz bizim Beyoğlu'nu anımsatıyor. Sıra sıra dizilmiş
barlar ve gece klüpleri... Yine de yalnız gitmekten kaçının.
|