Büyüksaray:
İstanbul'un ilk büyük imparatorluk sarayıdır. Topkapı Sarayı
gibi geniş bir saha içinde kurulmuş ve çok sayıda yapıdan meydana
gelmiş olan saray, Sultanahmet'ten K. Ayasofya'ya kadar olan
sahayı kaplıyor ve denize uzanıyordu. Saray, 4. yüzyıldan 10.
yüzyıla kadar devamlı olarak inşa ve tadil edilmiş olan irili,
ufaklı binalarla adeta küçük bir şehir görünüşünde idi. Tamamen
harap olmuş bu Kompleks'den zamanımıza yalnızca bazı cephe kalıntıları
ulaşmıştır.
Tekfur
Sarayı : Bizans İmparatorlarının ikinci saray kompleksi
Edirnekapı yakınlarında bulunan Blakhernai Saray kompleksidir.
Bu yapı grubundan günümüze sadece bir pavyon ulaşmıştır. Tekfur
Sarayı adı ile tanınan bu yapı, Bizans sarayları hakkında fikir
veren bir örnektir. Eski adı ve yapılışı tarihi kesin olarak
bilinememekle birlikte, 12. yüzyılın ikinci yarısına ait olduğu
düşünülebilir. Yapı, Bizans Latinlerden geri alındıktan sonra
onarım
görmüş ve bu esnada yapıya bazı kısımlar da eklenmiştir. On
kısmında bir avlu bulunan yapı, bir bodrum katı ve iki tam kattan
meydana gelmiştir. Bodrum kat kemerlidir ve bu kemerler vasıtasıyla
avluya asılmaktadır. Son
derece zengin bir cephe mimarisi ve süslemelerin görüldüğü yapıda
özel olarak imal edilen süs tuğlaları kullanılmıştır. Pencere
kemerleri ise, renkli ve beyaz bir taş ile iki veya üç tuğlanın
alternatif olarak dizilmesiyle oluşturulmuştur.
Yapı, fetihten sonra çini fabrikası ve cam atölyesi olarak da
kullanılmıştır .
|