Ana Sayfa | Turlar | Oteller | Mavi Yolculuk | Uçak Biletleri | Oto Kiralama | Boğaz Tekneleri
   
I S T A N B U L' U N  T A R I H I
BYZANTION
Rézan Çelebi

 

Kuruluş

İstanbul'da kurulan ilk yerleşim hakkında günümüze gelmiş kesin bir bilgi yoktur. Bulunan en eski Arkeolojik fragmanlar, M.Ö.4.bin sonları ile 3.bin başlarına tarihlenen, Kurbağlıdere Vadisi kenarında kurulan Fikirtepe yarleşimine aittir.


MEGARALILAR

Yunan ülkesinin darlığı, sık sık yaşanan siyasi kavgalar
ve ayaklanmalar insanların koloniler halinde göçmelerine sebeb olmuştur. Bir Orta Yunanistan şehri olan Megara Sitesi'nin halkı da M.Ö.680 yılında Khalkedon
( Kadıköy ) 'ü ve 17 yıl sonra da Marmara ile Haliç arasındaki burun üzerine ( Sarayburnu ) gelerek burada yerleşmişlerdir.

Yeni ülkeleri Haliç'in ağzına sahip olduğu için iyi bir liman, savunması kolay bir tepe ( akropol ) ve balık avı için elverişli bir mevki olması dolayısıyla kısa zamanda gelişmişti.

Şehrin adı, M.S.1.yüzyılda yaşayan Romalı yazar Plinus'un bildirdiğine göre "Lygos" dur; ama çok bilinen bir efsaneye göre, Megaralalılar'ın vatanlarından kopup kendilerine yurt aramaya çıkmadan önce Delfi Apollon Tapınağı'ndaki kahinlerine yeni ülkelerinin yerinin neresi olması gerektiğini sormuşlar ve onlara "körler ülkesinin karşısındaki yeri seçmeleri gerektiği" söylemiş.

Megaralılar da kendilerinden önceki göçmenlerin Khalkedon'a yerleştiğini görerek,bulundukları yerin çok daha iyi şartlarını göremeyen bu insanların "kör"olduklarını düşünmüşler, şehirlerini bu tepeye kurmuşlardır.

 

 

BYZANTION

Liderleri Byzas'ın adına ithafen de buraya Byzantion adını vermişler.

Efsanenin dışında,kesin olan Byzantion'un M.Ö.7.yy. ortalarında büyük Yunan göçleri sırasında kurulmuş olduğudur. Nitekim, bu döneme ait çok az da olsa Sarayburnu bölgesinde çanak çömlek kırıkları bulunmuştur.

Byzantion, İlk Çağ'da iri taşlarla örülmüş bir sur ile çevrili tipik bir siteydi (polis). Şehrin Akropolisi
( Topkapı Sarayı'nın bulunduğu tepe ) etrafı duvarla çevrilerek yerleşimden ayrılmıştı. Limanı muhtemelen Sirkeci Garı ile Sarayburnu arasındaydı.

Akropolis yakınında etrafı revaklarla ( poticus ) çevrili, dörtgen planlı bir Agora vardı. Tetrastoon denilen bu meydanın ortasında Apollon, Helios'un tunçtan bir heykeli bulunuyordu. Az batıda ise Traklara karşı kazanılan bir savaşın hatırasını yaşatmak üzere yapılmış bir Tropaion ile süslü başka bir meydan vardı. Ayrıca şehrin en büyük hamamı olan Akhylleos Hamamı'da bu çevrede idi. Şehrin su ihtiyacı sarnıçlar yoluyla sağlanıyordu.

Sarayburnu kıyılarında kurulan Athena, Ekbasia, Poseiolen, ve yukarıda ise Tykhe mabedi, Ayasofya'ya yakın bir yerdeki Basilika, Akropolis üzerinde Aphoredite, Artemis, Dionisos adına birçok mabed vardı bu ilk çağ sitesinde Tiyatro ise muhtemelen Sarayburnu'nda ,Akropolis'ten kıyıya inen bir yamaç üzerindeydi. Surların dışında bugünkü Çemberlitaş'tan Beyazıd'a doğru uzanan alanda ise şehrin mezarlığı (nekropolis) bulunmaktaydı.

Devam


 
rezanc@yahoo.com
 
"Makaleler" bölümüne sizde katkıda bulunmak isterseniz, lütfen " travel@bigglook.com adresine e-mail gönderiniz.