Ana Sayfa | Turlar | Oteller | Mavi Yolculuk | Uçak Biletleri | Oto Kiralama | Boğaz Tekneleri
   
K A S H M İ R
ŞEBNEM AKYILDIZ
NEPAL
HİNDİSTAN
YENİ ZELANDA
Nepal'de Trekking
Kashmir
Yeni Zelanda

KASHMİR


Fasıal'ın karısı baya güzel yemek pişiriyor, çayları da harika.
Houseboatlar bizdeki eski evlere benziyor (anneanne evi gibi), heryer oymalı tahta, dantel örtüler, el halıları...
Kashmir Başkent Srinagar
Sabahları kurulan vegetable market

Tekne çok hafif sallanmasa gölde olduğunuzu anlıyamazsınız. Hemen her houseboat'un bir de verandası var (4-5 oda, salon, banyoi nutfak dışında), o verandada oturup lotus çiçekleri arasında batan güneşi seyretmek ömre bedel - yalnız turistleri sivrisinek gibi izleyen ve devamlı birşeyler satmaya çalışan bakkal/kartpostalcı/halıcı/kumaşçı kayıkların gazabından kurtulabilirseniz.

En iyisi houseboat sahibinize hiçbirşey almayacağınızı ve rahatız olduğunuzu çok kesin bir dille anlatmak - o zaman onlar gelen kayıkları kendileri kovalıyor.

Houseboat sahibiniz (komisyon aldıklarını sanıyorum) sizi mutlaka eş dost halıcı tahtacı gibi yerlere götürmek isteyecek, ben hepsine gittim atelyelerini gösteriyorlar hoş oluyor. Birşeyler almak istiyorsanız muhteşem pazarlık yapın, hiç göstermeseler de hemen hepsinde kredi kartı geçiyor (param yok dediğinizde ortaya çıkıyor) ama mutlaka alabiklerince çok nakit para almaya çalışıyorlar.

Moğol Bahçeleri

Srinagar'da 2 tane Moğol bahçesi var - Moğollar Hindistanda çok eser bırakmışlar, bahçecilikleri de çok meşhur.Bahçeler son derece temiz ve bakımlı, halk çalışır mı bilmiyorum ama bahçeler insan dolu.
Benim gözümün önüne hep küçüklükteki masal kitaplarım geldi, arkada dağlar önde göl yemyeşil bahçeler, içlerinde fıskiyeler sular akıyor, ve her renkten canlı canlı çiçekler. Bir de manzaraya o canlı renkleriyle giyinmiş güzel kadınları ekleyin, işte görünüm bu!
Savaş olgusu filan kalmıyor insanda. Sadece huzur ve güzellik. Sanki canlı bir minyatüre bakıyorsunuz.
Dal gölünün hemen yanında dik bir tepe var, üzerinde de Hindu tapınağı, şehrin yukarıdan manzarası harika.
Şehrin yeni kısmı var, dükkanlar dışında fazla bir atraksiyon yok.

Vegetable Market

Bir sabah erkenden kalkıp Vegetable market'a gidilmeli, sabahın ilk ışıklarında dağılıyor. Gölden çıkan herşey satılıyor, lotus kökü, çiçeği, patates, turp, ve saire.

Şehirde hemen hiç turist yok, bu turist başına düşen satıcı sayısını çoğaltması dışında çok güzel.

Şehirde hemen tüm yol kesişimlerinde tüfekli askerler var, kum torbalar yığılı tahtadan barikatlar içinde. Bunlar olmasa bu huzur aleminde savaşın olduğuna kimse inanamaz.
Müslümanlar bence hem Hindulardan hem de Budistlerden çok farklı, ve bana diğer iki topluluğu da hiç sevmiyorlarmış gibi göründü.
Pislik açısından fazla bir fark göremedim ama.
Dal nehrindeki gondol benzeri kayıkların adı Şikara - kimisi renkli v süslü kimisi ise sırf tahta, kimi toplanmış yosunları taşıyor, kimisi halı kumaş. Önde veya arkada oturan bir adam ucu kalkık duran teknede çömelerek tek kürekle çekiyor - şekilleri öyle zarif ve ustaca yapılmış ki çok hızla kayıyorlar.

 

Ladakh - Leh

Leh 3500 metrede kurulmuş bir şehir. 1950'lerde turistlere açılmış ve hızla da turistik olmuş. Otel, trekking ve rafting şirketleri dolu - o sarp dağları zorla aştıktan sonra böyle bir vaha bulmak bence çok şaşırtıcıydı.

Oldukça emniyetsiz bir yoldan ve yoldaki kötü otelden sonra ben hoş bir yerde kalmak istedim -
Hotel Dragon. 194101 - Ladakh, J&K,

telefon ise 91-1982-52139,
çok çok güzel bir oteldi, yeni, tertemiz, merkeze yakın, harika bir bahçesi vardı ve yemekleri de süperdi.
Hatırladığım kadarıyla 1 gece 20 USD idi. Kahvaltı 75 rupee, ögle ve aksam yemekleri ise açık büfe ve 150 rupee idiler.
Leh'e Delhi'den uçakla gelinebiliyor, sanırım 100 USD civarı. Yalnız direk 3500 metreye inilince yükseklikten hasta olunur mu bilmiyorum.

Leh'in şehir merkezinde eski kısmında daracık sokak aralarında gezmek çok keyifli, yalnız turistlerin üzerine öyle çok atlıyorlar ki insanın gerçekten canı sıkılıyor.

Ladakh-Leh, Tikse manastırı(yörenin en önemli ve en büyük manastırı)
Tam merkezde Potala (Lhasa'daki, Budist merkez gompası) benzeri eski bir gompa var, ismi Leh Palace. 17. yüzyılda Potala'nın minyatürü olarak yapılmış ama uzun süredir kullanılmıyor ve pek kötü bir görüntüsü var. Ben çıkmaya yeltenemedim.

Yine şehir merkezinde bir cami var, Budizm diyarında bir cami ilginç, mimari açıdan da bizim bildiklerimize pek benzemiyor.

Leh'de bir sürü dükkan var, halı, yastık, değerli taşlar, yerel giysiler satılıyor. Tibet lokantaları ve bir sürü bakery bulmak mümkün.
Çok fazla turist var, genelde kırmızı ya da mor saçlı, yüzlerinde veya vücutlarında bir sürü gümüş takılı turistler bunlar. Ya da grup halinde gelmis kalabalık Amerikalı veya Fransız orta yaş üzeri insanlar.

Gompa

Leh'in çevresinde bir sürü gompa var, kimisi uzak bir köyde. Buralara maalesef yalnızca Leh'den tutacağınız taksilerle gitmek zorundasınız, Ladakh bölgesine girdiğimiz andan itibaren hiçbir yerde duramadık.Ladakh Gompa içi

Söför durursak arabanın taşlanacağını (geçmişde yakıldığı da olmuş) söyledi. İlkönce inanmadım ve Leh'de bindiğim taksiye de sordum ama doğruymuş - sonsuz hoşgörülü ve barışcıl olarak tanıdığım Budistlerin, turistlerden para kazanmak için bu tip şeyler yapmalarına hala da inanasım gelmiyor:
Heryere sadece Leh plakalı taksilerle gidilebiliniyor.
Saatte 30-40km hızla ilerlenebiliyor, bu nedenle 1 günde gezebileceginiz yer sayısı oldukça sınırlı.



Devam

"Makaleler" bölümüne sizde katkıda bulunmak isterseniz, lütfen " travel@bigglook.com adresine e-mail gönderiniz.