Ulu
Cami : Çankırı kentinin en gösterişli yerinde 1522'de yapımına başlanılan
camii, Kanuni Sulltan Süleyman tarafından 1558'de Mimar Sinan'a tamamlattırılmıştır.
Rokoko tarzındaki zarif süslemelerle bezenmiş olan cami, kesme taştan
yapılmıştır. Son cemaat yeri, 4 sütuna basan üç kubbeyle örtülüdür.
Çankırı Kalesi : Kentin kuzeyindeki 730 m rakımlı Karatekin Tepesi'ndedir.
Eski bir kalenin yerine yapılmış bir Bizanslı eseri olan Çankırı kalesi
Danişmend, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde birkaç kez onarılmıştır.
Dörthen olanlı kalede mezar ve yer altı tünelleri, Danişmendli komutanlarından
Çankırı fatihi Emir Karatekin'inin türbesi bulunmaktadır.
Cendere Höyük: Ilgaz ilçesinin güneydoğusunda, Çankırı-Kastamonu
karayolunun kenarında bulunan Cendere Köyü'ndedir. Bölgedeki anıtsal
yapılar, Devrez Çayının güneyinde kayalık, yüksekçe bir tepenin doğuya
bakan yamaçlarındadır. Burada çok sayıda insan eliyle oyulmuş mağaralar,
kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen tapınak ve amacı
tam olarak bilinmeyen oyuklar bulunmaktadır.
Burasının, dini törenlerin yapıldığı ve muhtemelen Höyükle bağlantılı,
kutsal kabul edilen alanlardan olduğu tahmin edilmektedir. Kaya tapınakları,
ulaşım yollarının geçtiği sarp ve dar geçitlere, kervanların, talancı
eşkıyadan korunması amacıyla ibadet ve dua etmek için yapılmıştır.
Taş
Mescit : Çankırı'nın güneybatısındaki Derbent Çayı'nın kenarında
küçük bir tepenin üzerindedir. 1235'te Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubattarafından
işfahane olarak yaptırılmıştır. Bugün geride yalnızca Taş Mescit kalmıştır.
Darülhadis, tımarhane veMevlevihane olarak kullanılan yapı son yıllarda
onarılmıştır. Taş duvarları kalındır. Özellikle kapı süslemelerindeki
sanat değeri çok yüksektir. Taş Mescit'in duvarındaki birbirine sarılmış
çifte yılan figürü, antik dönemin Salık Tanrısı Asklepieous'la kızı
Hygeia'nın simgeleridir.
Ilgaz Milli Parkı: Şarkılara konu olmuşyüksek bir dağıdır. Ilgaz
Milli Parkı, aynı zamanda bir kış sporları merkezidir. Telesiej tesisleri,
kayak pistleri ve otelleriyle Ilgaz, kışın tatil yapmak isteyenler için
bulunmaz bir yerdir.
Kaplıcalar ve İçmeler
Acısu:
Kurşunlu'nun 5 km kuzeybatısında Hacumuslu Köyü yakınlarında olan içmenin
suları tuzlu, bikarbonatlı, karbogazöz, demirli ve alkaliktir. Mide,
bağırsak, karaciğer, safrakesesi, pankreas hastalıklarında yararlı etkisi
olan içme, kanda yedek alkali yükseltir, asit-baz dengesini düzenler,
safra yollarında safra akımını artırıcı bir etki yaratır.
Şerafettin İçmesi : Beytarla Köyü'nün dışında bulunan içmenin
suları bol gazlı alkalik ve toprak alkalik bikarbonatlıdır. İçme; mide,
bağırsak, karaciğer, safrakesesi, pankreas hastalıklarının tedavisinde
etkilidir.
Şıhlar
Nezle Suyu : Bozatlı Köyü'ndeki içmenin suları soğuk, alkalik ve
toprak alkalik bikarbonatlı, karbogaz özlüdür. Şıhlar Nezle Suyu, içme
kürleriyle değerlendirilir.
Akkaya Hanımı : İmamlar Köyü yakınlarındaki Akkaya kaynaklarının
suları, üst solunum yollarındaki kronik iltihapların ve bazı romatizmal
hastalıkların tedavisinde etkilidir.
Ilısılık Madensuyu: Mide, karaciğer ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir.
Çavundur Kaynakları : Kurşunlu'ya 8 km uzaklıktaki Çavundur Köyü'nden
çıkan sular, deri hastalıklarına, migrene, bulantıya, iştahsızlığa ve
kabızlığa iyi gelir.
Hışıldayı İçmesi : Sindirim sistemi ve karaciğer hastalıklarının
tedavisinde etkilidir.
Kökürt Köyü Kaynağı: Kurşunlu ilçesine bağlı Atkaracalar'ın 20 km kuzeyindedir.
Su, sindirim sistemi hastalıkları tedavisinde etkilidir.