Kastamonu
yiyecek-içecek hususunda zengin bir mutfağa sahiptir. Bu zenginliğin
başlıca sebebi; bitki örtüsündeki çeşitli ve tabiata dayalı yetiştirilen
hayvan varlığıdır. Yiyecek olarak kullanılan yabani otlar, bitkiler,
mantarlar, dağ çileği yanında her türlü sebze ile birçok meyve Kastamonu
topraklarında yetişmektedir. Türkiye'nin en güzel ve kaliteli sarımsakları
bu ilimizde yetişmekte ve ihraç edilmektedir.
Pirinç,
buğday, mısır gibi tahıllarla meyve tüketiminin çok olduğu yörede, pazara
dayalı beslenme sınırlıdır. Kızılcık, domates, pancar, yoğurt ve sütle
yapılan tarhanaların yaygın olduğu ilde 'mamalika', 'kırtıl', 'kırtıç',
yağda kavrulmuş mantardan hazırlanan katmer, kete, yufka, yoğurtlu ekmek,
'kesik', taş ekmeği bunlardandır.
Üryani
eriğini sadece bu ilde yemek mümkündür. Üryani eriğinden 'pelverde'
denilen bir tür marmelat hazırlanır. Bu marmelat yaz aylarında sulandırılarak
şerbet yapılır. Kastamonu bölgesine ait 812 çeşit yiyecek derlemesi
yapılmıştır. Bunlardan 38 çeşit çorba ve 51 çeşit ekmek tarifi görülmektedir.
Kastamonu mutfağının ünlü yiyeceği sac üzerinde pişirilen" etli
ekmek"tir.
Bu etli ekmeği bir bardak yayık ayranı, "ekşi-eşi" yada "
pelverde ezmesi" eşliğinde yiyen artık Kastamonu'nun adını unutamaz.
İl' de hazırlanan, kışlık yiyecek "tarhana" nın çorbası en
besleyici çorbadır. Hazırlanmasında kullanılan un-yoğurt hamuru içindeki
çok çeşitli bitki özleri, tadı-lezzetini farklı hale getirmektedir.
Ayrıca besin değerini artırmaktadır. . Zengin
Kastamonu
mutfağı, kendine özgü pastırmalı ve sacda yapılan etli ekmek, biryan
kebabı, tirit, çekme helva gibi lezzetlerle Batı karadeniz'in mutfak
kültürünü temsil etmektedir.
Her mevsim yerli halkın ve ziyarete gelenlerin yemekten vazgeçemediği
"döner" in kömür ateşinde pişenin tadı doyumsuzdur.
Kış mevsiminde, yöreye has olarak yapılan "pastırmalı ekmek"
bir başka lezzettedir. Özel olarak hazırlanan çimensiz pastırma ince
dilimler halinde doğranıp, soğan piyazı ile karıştırılıp, içine yeteri
kadar baharatta karıştırıldıktan sonra, fırınlarda açılan hamur içine
kapalı olarak konup, pişirildikten sonra, üzeri zevke göre az veya çok
tereyağ ile yağlandıktan sonra afiyetle yenir.