Biggclub
 Ana Sayfa | Turlar | Oteller | Mavi Yolculuk | Uçak Biletleri | Oto Kiralama | Cruise | Üyelik
T O K A T
Tokat
  Genel Bilgiler
  Görmeden Dönmeyin
  Yiyecek İçecek
Doğu Karadeniz

 



 
 
 GÖRMEDEN DÖNMEYİN


Ballıca Mağarası: Yaz kış ortalama 18 derece sıcaklığın hüküm sürdüğü Ballıca Mağarası, haşmetini gizleyen küçük bir galeriyle açılıyor. Giriş kısmının hemen arkasındaki Havuzlu Salon'da, sıcaklığın biraz daha yüksek olması (20o C) ve nem oranının düşüklüğü (yüzde 54) yüzünden, damlataşları oluşturan kalsit kristalleri arasındaki bağ zayıflamış ve pul pul soyulmuşlar. Havuzlu Salon'dan sonra, dar bir geçitten geçerek Büyük Damlataşlar Salonu'na ulaşıyoruz. Dev boyutlu sarkıt ve dikitlerin arasında bir an başınız dönüyor. Nesnelerin büyüklüğü ve kendi ebatlarınız konusunda garip bir illüzyon yaşıyorsunuz. Bu bölümdeki oluşumların renk çeşitliliği de insanı hayrete düşürüyor. Kırmızı demir minerallerinden, sarı renk ise demirin bir başka türü olan "limonit"ten kaynaklanıyor. Mavi ve yeşil renkler ise, bakırın türevleri olan "azurit" ve "malakit"li sulardan oluşmuştur.

Tokat Müzesi: Selçuklu vezirlerinden Muineddin Süleyman Pervane tarafından 1277´de yaptırılan külliyenin, tıp eğitiminin verildiği şifahanesi mavi çinileri nedeniyle Gökmedrese adıyla da biliniyor. Bu anıtsal yapı bugün arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği müze. Müzede İlk Tunç Çağı´ndan itibaren Hitit, Phyryg, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait eserler bulunuyor.

Sulusaray:
Tokat'ın 68. Km. güneybatısında bulunmaktadır. Höyüğün M.Ö. 3000 yılında Eski Tunç, M.Ö. 2000 yılında Hitit, M.Ö. 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup, çıkan bu eserler Tokat Müzesinde sergilenmektedir. Ayrıca Antik kentte yapılan çalışmalarda antik kentin sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı olan sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir. Bu mozaikler Sulusaray'da kapalı bir salonda teşhir edilmektedir.

Yağlıbasan Medresesi: Danişmentliler zamanında, Nizamettin Yağıbasan´ın saltanat yıllarında (1142-1164) yaptırılan, Selçuklulardan İzzettin Keykavus zamanında onarılan medrese Anadolu´nun, günümüze kalan en eski Türk yapılarından.

Tokat Kalesi: İS 5. veya 6. yüzyıllarda inşa edilen, 500 yıl Bizans egemenliğinde kalan 28 burçlu kale, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından da kullanıldı. Tokat şehrinin merkezine yakın bir yerde dik ve sarp kayalar üzerinde inşa edilmiştir.Kalenin, bugün molozlarla dolu bulunan gizli geçidi, kayalara oyulu 362 basamaklı merdivenle kente kadar iniyordu.

Komana: Tokat'tan Karadeniz'e açılan Niksar yolunun 9.km'sinde, Yeşilırmak'ın ortasından aktığı cennet gibi bir saha içerisindedir. Aynı zamanda ilimizin en önemli mesire yeridir. Milattan önceki yıllarda kurulmuş antik Komana kentinin bulunduğu alanlardır. 1940'larda yapılan yüzey araştırmalarında burada Hellenistik ve Roma dönemlerine ait kalıntılar bulunmuştur. Kentin içinde tapınaklar ve saraylar bulunmaktadır.
Meydan Camii (Hatuniye Camii): Sultan II.Bayezıt'ın annesi Gülbahar Hatun tarafından yaptırılmış cami kayıtlarda "Hatuniye Camii" olarak geçer. Meydan mahallesinde, adını aldığı geniş bir alanda 1474 yılında yaptırılan cami, 1939 ve 1943 yıllarındaki depremlerden büyük hasar görmüştür.

Latifoğlu Konağı: 19. Yüzyıl Türk barok mimarisinin şaheseri olan Anadolu Konaklarının tüm mimari özelliklerini ihtiva eden iki katlı ahşap karkas ve kerpiç malzeme ile inşa edilmiştir. Halen Müze ev olarak kullanılmaktadır. Konakta ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini görmek mümkündür.

Taşhan: Gazi Osman Paşa bulvarı üzerinde olan tarihi Taşhan, Osmanlı devrinin en güzel eseridir. Tokat şehir merkezinde ve müzenin yanındadır. Şehre gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. Dikdörtgen planlı, iki katlı, ortası açık avlulu ve kerpiç kullanılarak yapılan eserin 93 kapısı vardır. Günümüzde halen kullanılmakta ve binada çeşitli el sanatları üretilerek sergilenmektedir.

Masat Höyük: Tokat'ın Zile İlçesi Yalınyazı Kasabasında yer alan Masat Höyük'de M.Ö.3000'de Eski Tunç Çağı, M.Ö. 2000'de Hitit çağı, M.Ö. 1000'de Frig Çağını yaşayan 3 dönem mevcuttur. Masat Höyükte Kayseri'de Hitit imparatorluğuna bağlı bir uç beyinin sarayı bulunmuştur. Pişmiş toprak, metal ve cam eserlerin yanında Hitit Hiyeroglif (Resim Yazısı) yazısı ile yazılmış tablet en önemli eserdir.

Kaplıcalar ve İçmeler:

Sulusaray Kaplıcaları: Artova İlçesi'ne bağlı Sulusaray Bucağı'ndadır. Çermikönü Kaplıcası olarak ta anılır. Soğuk ve sıcak su kaynaklıdır. Tarihi eskilere dayanan kaplıca, Roma ve Bizans dönemlerinde, daha sonrada Osmanlı ve Selçuklu döneminde faaliyetini sürdürmüştür.

Sodyum klorür ve sülfatlı, bikarbonatlı sulardandır. Bulunduğu yer deniz düzeyinden 750 m. yüksektedir. Romatizma, nevralji ve cilt hastalıkları için büyük fayda sağlar. Modern konaklama tesisleri ile donatılmıştır.

Reşadiye Kaplıcası: Reşadiye ilçesinin 1,5 km. uzağındadır. İki hamamı ve havuzları vardır. Bikarbonat ve klorürlü bir sudur. Banyosu, romatizma, nevralji, deri ve kadın hastalıklarına iyi gelir.

Başören İçmesi (Sarılık Suyu): Merkez ilçeye bağlı Başören Köyü'ndedir. Sindirim organları rahatsızlıklarıyla, böbreklerdeki taşların düşürülmesinde yararlı bir sudur.

Ayvaz Madensuyu: Niksar İlçesi'ne 2 km. uzaklıktadır. Yüksek tansiyona, safrakesesi, bağırsak rahatsızlıkarına faydalıdır. Şişelerle satılıp pazarlanan bir madensuyudur.

 
     
   
E-Mail: travel@bigglook.com Uçak Rezervasyonu için tıklayınız Tel: 0216 425 60 00