Biggistanbul Biggcinema Biggtravel Biggfootball Biggauto Biggmenu Biggshop Biggclub
   Ana Sayfa    Üyelik    Favorilerim


Röportaj
 

Bigglook: Peki gündemdeki konuya gelecek olursak, Erdal Bilallar'ın ve Sabah gazetesinin sizden istediği nedir? Ateş olmayan bir yerden duman çıkar mı? Köşe yazısında rehberlere yönelik ciddi bir suçlama var. Doların bu kadar değerlendiği, bizim ülkemizin turizm açısından çok çekici olduğu günlerde sizin mesleğinizin öne çıktığı günlerde, yazıda "turizmi berbat eden insanlar rehberlerimizdir" deniliyor. Ne diyeceksiniz bu konuda?

AŞ: Bu konuda söylenecek çok şey var. Bir dokun bin ah işit! Türk medyasının bugünkü durumu ortada... Tiraj ve rating uğruna sansasyon peşinde koşan bir yapıya geldi. Ne hazin ki, Türkiye'nin en çok satan gazeteleri bu furyanın önderliğini yaptılar, onun sonucunda da medyanın bugün geldiği gerileme noktası ortada. Şimdi sansasyon arayışının bir parçası; ama bunda ne basın ahlak kurallarına saygı duymak var, ne alınan iddiayı bir de karşı taraftan sorarak bu nedir diye bilgi derlemek var...

Kapalıçarşı Esnaf Derneği böyle; Kapalıçarşı Esnaf Derneği bunları çok uzun zamandır söylüyor ve biz de her zaman yasal platformlarda, il turizm koordinasyon kurullarında bunların cevaplarını verdik. Ama ne yazık ki turizmin gerçek dilini bir türlü öğrenmemekte ısrar eden, yani dar kafalı bazı esnafların bu gerçekleri alabildiğine çarpıtarak ve saptırarak söyledikleri gerçekdışı ve açıkça hakaret dolu iddiaları sanki kesin gerçeklermiş gibi tek taraflı olarak yansıtan çarpık bir gazetecilik anlayışı söz konusu. Ve bu, bizim meslek kamuoyumuzda çok büyük bir tepki, bir nefret uyandırdı. Bizim meslek kamuoyumuz son beş yıldır rehber meslek örgütlenmesindeki inanılmaz ilerlemeyi gayet iyi biliyor. Turist Rehberleri Birliği'nin, onun başkanının bu konuyu tüm platformlarda gerektiği gibi savunacağını bildikleri için meslektaşlarımız tepkilerini doğrudan doğruya bize ve Erdal Bilallar'a yönelttiler. Yoksa teker teker basın-yayın organlarını arayıp, böyle dağınık örgütsüz bir biçimde tepki göstermenin bir anlam taşımayacağını bilirler. Rehberler çok üst düzeyde eğitim ve kültür almış insanlardır; onun için örgütsüz bir şey yapılmayacağını biliyorlar.

"Sabah Gazetesi'nin hatasını düzeltmesini bekliyoruz"

Sabah Gazetesi Genel Yayın Müdürü Sayın Tayfun Devecioğlu'na ve doğrudan doğruya ilk yazının sahibi olan Erdal Bilallar'a birer mail yollayarak yaptıkları hatayı kendilerine hatırlattık ve düzeltmeyi kendilerinden yapmalarını istedik. Bilgi istedikleri taktirde bilgi sunmaya hazır olduğumuzu da söyledik. Şimdi birkaç gün bekleyeceğiz. Eğer Sabah Gazetesinden bir yaklaşım görmez isek, ki açıkçası benim pek umudum yok, dilerim yanılıyorumdur, Çarşamba gününden itibaren düğmeye basacağız. Düğmeye bastığımız zaman yapacaklarımız sırasıyla şudur: İlk olarak Basın Savcısı'na suç duyurusunda bulunacağız. Çünkü hakaretamiz ifadeler yer alıyor. İkinci olarak, Hukuk Mahkemesi'ne giderek tekzip metnimizi göndereceğiz. Yayınlamalarını isteyeceğiz. Yayınlamadıkları taktirde, Hukuk mahkemesi kararıyla elbette, daha önce Sabah'ın Akdeniz ekine yaptığımız gibi sorumlu Yazı İşleri Müdürleri hakkında suç duyurusunda bulunacağız ve ceza tahkikatı yapılmasını isteyeceğiz. Ayrıca bu yersiz, gerçekdışı, iftira iddialarının sahibi olan Kapalıçarşı Esnaf Derneği'ne karşı manevi tazminat davası açacağız.



Bigglook:
Kapalıçarşı Esnaf Derneği ile görüştünüz mü?

AŞ: Biz Kapalıçarşı Esnaf Derneği ile yıllardır konuşuyoruz bu konuları. Artık bugün gelinen bu noktadan sonra konuşulacak bir şey yok. Karşınızdaki insan sizi vatan hainliği ile suçluyorsa ve döne dolaşa, defalarca bu anlatıldığı halde bunu yapıyorsa, o insanın algılamasında sorun olduğunu düşünmekten başka bize yapacak bir şey kalmıyor. Şimdi olay nedir; bakınız, ben size onu söyleyeyim. Rehberler bağımsız olarak hareket edemezler. Rehber, bir seyahat acentasının ya taşeronu olarak, ya işçisi olarak iş görür. Taşeronu olmasından kastım şu, rehber eğer bağımsız çalışıyorsa, vergi mükellefi, serbest meslek erbabı ise çeşitli acentalara bu şekilde iş yapıyorsa, o zaman taşeron dediğimiz o işi alır yapar, o turu yapar, sonunda faturasını keser, ücretini yevmiyesini alır. Bir de seyahat acentalarının işçisi statüsünde olan, SSK'ya tabi olarak, primlerini acentanın ödediği rehberler vardır. Bunlar da doğrudan doğruya acentanın işçisidir. Her iki durumda da işveren, yani seyahat acentası programı yapar. Programı rehbere verir ve rehberin görevi programı harfiyen uygulamaktır. Rehber bu programın dışına çıkamaz; çıktığı taktirde bir turistin sigorta hükümlerine aykırı davranmış olacaktır. Yani program dışı bir şey yaptığı taktirde, o sırada turistin başına bir şey gelirse rehber doğrudan doğruya sorumlu olacaktır, çünkü turist programıyla bağlı olarak, sigortalanmış olarak gelmektedir bizim ülkemize. Dolayısıyla rehberin hareket özgürlüğü, seçim özgürlüğü, tavır özgürlüğü yoktur. Acenta ona ne yap derse rehber onu yapmakla yükümlüdür. Bunun içinde alışveriş de yer alır.

"Rehber, turisti alışverişe özendirmelidir"

Bilindiği gibi bugün turizm endüstrisinin en önemli parçalarından biri de turizm ticareti! Ülkemizi ziyaret eden insanlar buradan bu ülkeye özgü tipik eşyaları satın almak istiyor. Biz de almalarını istiyoruz çünkü böylelikle ülkemize döviz geliyor. Zaten Türkiye uluslararası rekabet şartlarından dolayı son derece ucuza satılan bir ülke, ve sadece tur fiyatlarından ibaret olan, o da paylaşılan, yurtdışındaki tur operatörüyle ulaştırma şirketleriyle paylaşılan bir gelir, Türkiye için yeterli değil. O zaman biz mümkün olan her şeyi yapıp, azami satış yapmak durumundayız.Yemek de yiyecek, içki de içecek, eğlence yerine de gidecek, ekstra tüketimlerde de bulunacak. Ama bu arada elbette alışveriş de yapacak ki ülkemizin küçük el sanatlarından tutalım da endüstrisine kadar ülkeye daha çok döviz girsin.

Şimdi burada rehber son derece önemli bir rol oynuyor. Rehber eğer turistini satın almaya isteklendirirse, özendirirse o turistin Türkiye'ye bıraktığı döviz miktarı artıyor. Bunun tersini yaparsa, rehber tam bir umursamazlık içinde davranırsa o zaman o turistin ülkeye bırakacağı döviz azalacaktır. Peki, rehber bu görevini, ben bunu görev diye niteliyorum, nasıl yerine getirmeli? Siz Türkiye'den halı alın, alın da nereden alırsanız alın mı demeli, yoksa turistin satın aldığı malın kalitesinin yörede garanti olduğu, turistin herhangi bir şikayeti vuku bulduğu taktirde o şikayeti karşılayacak olan müesseselere mi yönlendirmeli? Rehber kendiliğinden bu yönlendirmeyi yapamaz.

Devamı ...>>>


Anket
Türban konusunda CHP'nin tutumu seçimlerde nasıl etkili olur?
CHP'ye olumlu etkisi olur
CHP'ye olumsuz etkisi olur

Anket Sonucu