Biggistanbul Biggcinema Biggtravel Biggfootball Biggauto Biggmenu Biggshop Biggclub
   Ana Sayfa    Üyelik    Favorilerim


 


Kuzeybatı Çin’deki fosil yatağı, T. rex ve diğer sürüngen devlerin atalarının küçük olduğunu gösteriyor.

Yazı: Peter Gwin
Fotoğraflar: Ira Block

Belki ölmekte olan bir hayvanın acı feryatlarıydı dinozoru tuzağa düşüren. Belki de burnuna gelen leş kokusu. Ama yemi her ne idiyse, bu yırtıcı kendini çamur çukuruna kaptırınca avını kısa sürede unuttu. Ayakları tabana değmiyordu. Artık ölmeye mahkûm olan hayvan yavaş yavaş kaderine boyun eğdi ve aşırı sıcak, sonunda onu öldürdü. Ancak ölmeden önce, verdiği mücadele başka bir yırtıcıyı daha çukura çekerek ölüm tuzağı döngüsünü devam ettirecek ve sonunda çamur da, kurbanlarını 160 milyon yıl boyunca birbiri üzerine yığılı bir şekilde gömerek taşa dönüşecekti.

Bu öykü, Kuzeybatı Çin’in Cungarya Havzası’nda gün ışığına çıkan bir kaya sütununda yer alıyor. Sütun, yedi yıldır National Geographic Society’nin verdiği destekle, James Clark ve Xu Xing adlı iki paleontoloğun kazılarında ortaya çıkardığı şaşırtıcı bir fosil koleksiyonunun yalnızca bir parçası. Onların keşifleri, dünya tarihindeki karanlık bir döneme –165 milyon yıl öncesi ile 155 milyon yıl öncesi arasındaki, kıtaların parçalanarak birbirinden ayrılması ve dinozorların hızla evrim geçirmesine tanıklık eden zorlu aralığa– ilişkin yepyeni bir pencere açıyor.

Kara parçaları bölünür ve hayvanlar da birbirinden ayrı düşerken, dinozor aile ağacında yeni dallar oluşmaya başladı. Sonuçta bu yeni dallar, boynuzlu seratopsianlar, zırhlı stegozor ve tyrannozorlar gibi pek çok ünlü dinozor grubuna öncülük etti. Ancak bu on milyon yıllık zaman dilimine tarihlenen kara fosili sayısının çok az olması uzmanların canını sıkıyordu. George Washington Üniversitesi’nden Prof. Clark, “Bu grupları sözkonusu döneme kadar izleyebiliyoruz ama daha sonra izler silikleşiyor” diyor.

Clark, 2000’de, Cungarya Havzası’na yapılacak bir keşif gezisi için Pekin Omurgalı Paleontolojisi ve Paleoantropoloji Enstitüsü’nün parlayan yıldızı Xu’ya katıldı. Ertesi yıl bu iki uzman, dünya üzerinde, Orta Jurasik Dönem’e ait kayaların çok az sayıda bulunduğu yerlerden biri olan Shishugou oluşumlarında derinlenmesine bir keşif gerçekleştirdi. Yaklaşık 160 milyon yıl önce burası yanardağlarla delik deşik olmuş küçük bir sıradağın eteklerindeki bataklıklı bir bölgeydi. Şimdi ise Gobi Çölü’nün batı yakası boyunca uzanan çorak kırgıbayırlar ve kumullardan oluşuyor. Clark, “Pek çok küçük fosile rastladığımız bu yeri özellikle seçtim” derken küçük tarihöncesi canlıların genellikle ender ve bulunmalarının da büyük dinozorlara oranla daha zor olduğunun altını çiziyor.

Çinli ve Kuzey Amerikalı uzmanlardan oluşan araştırma ekibi ve kazıcılar kazmaya başladıklarında, kayanın içinden kaplumbağalar, timsahgiller, kanatlı pterozorlar ve ilk memeliler gibi ilkel hayvanlardan oluşan bir koleksiyon çıktı. Çoğunda, kendinden sonra yaşayacak olan türlerde evrimin giderek belirginleştireceği özelliklerin ilk halleri görülüyordu. Örneğin bir seratopsianın kafatasında bulunan kemikli bir hale, kendinden on milyonlarca yıl sonra yaşayacak olan torunu Triceratops’u taçlandıracak olan devasa boynuzlu yakanın ilk izlerini taşıyor. Stegosaur’a ait kısmi bir iskelet, ünlü zırh–levhalı dinozorların ilk üyelerinden birinden bir şeyler görmemizi sağlıyor.

 


Bir zamanlar dinozorlarla kaplı bir bataklık alanı olan Çin’in Cungarya Havzası günümüzde şahin ve kurtların cirit attığı çorak bir kırgıbayır. Buradaki kaya çıkıntıları, dinozorların hızla evrildiği 160 milyon yıl öncesine tarihlenen çok az sayıdaki örnekten biri.

 


Laboratuvar teknisyenleri, Wucaiwan’da geçtiğimiz yedi yıl boyunca keşfedilen –ve alçıdan kozalarında koruma altına alınmış olan– 600 fosil üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Bugüne dek pek çoğu bilim dünyası açısından da yeni olan 40 tür tanımlandı.

 


Karada yaşayan ilkel timsahgillerden Junggar-suchus sloani’nin kafatası, dinozor evriminin çok az bilinen dönemine ışık tutan bir fosil hazinesinin parçalarından biri.

 


Yinlong downsi bilinen en eski seratopsian dinozoru. Bu gruptan daha sonraları Triceratops gibi boynuzlu devler türedi.

 


Guanlong wucaii ürkütücü T. rex’le evriminin doruğuna ulaşan tyrannozor soyunun bilinen en eski üyesi.

 


"Gongbusaurus" wucaiwanensis gibi ilk gagalı dinozorlar evrimleşerek Kretase döneminin
büyük ördekgagalı dinozorlarına dönüştü.

 


Kazı ekibi 160 milyon yıl kadar önce üç çamur çukuruna sıkışıp kalan çeşitli dinozorların kalıntılarını ortaya çıkardı. Bunlardan biri de neredeyse eksiksiz bir seratozor iskeletiydi ve dişsiz bir ağza sahip bir avcı gövdesi izlenimini veriyordu.

 


Kuzeybatı Çin’de uzmanlar Cungarya Havzası’nın kurumuş dere yataklarından oluşan labirenti tarayarak kuşların ilk atalarını aradılar. Sonunda Tyrannosaurus rex gibi en ünlü dinozorlardan bazılarının öncüllerini buldular.

 


Paleontolog James Clark ve Xu Xing, bir arada gömülmüş birden fazla dinozorun kalıntılarını keşfettiğinde, bu iki tonluk kaya mezarını Wucaiwan’daki kazı alanından 2 bin 415 kilometre uzaklıktaki Pekin’de yer alan laboratuvara tek parça halinde taşımanın bir yolunu bulmak zorundaydı. Araştırma ekibindekiler fosillerin çevresini dikkatlice kazıp, tek blok halinde ayırdı ve alçı içine aldı. Taş bloğunun çevresine bir kasa geçirildi, bir vinç yardımıyla yavaşça yerden kaldırıldı ve demir çubuklar üzerinde kaydırılarak kamyona yüklendi. Taş sütunda yazılı olan öykünün ortaya çıkarılması, laboratuvarda dört yıl boyunca yapılacak hassas bir temizleme işlemini gerektiriyordu.

 


Bilinen en eski tyrannozor olan bu erişkin Guanlong wucaii, sıkışıp kalan ergenlik çağındaki bir Guanlong’u avlamaya çalışırken bataklığa saplanmış olabilir. Guanlong’un bedeni büyük olasılıkla ilkel biçimde tüylerle kaplıydı. İbiği türü tanıtan ya da kur gösterilerine yarayan bir işlev görmüş olabilir. Guanlong’un D biçimli ve testere gibi dişleri, daha sonraki tyrannozorlarda görülen ve Tyrannosaurus rex’te uç noktaya varan dişlerin habercisi gibidir.

 


Ergenlik çağındaki Guanlong’un boynunun kırılmış olması çok vahşi biçimde öldürüldüğünü gösteriyor. Guanlong olasılıkla kendi türünden olanları da avlıyordu.

 


İki Guanlong iskeletinin altında bulunan ve türü saptanamayan bu dinozor başını ve bacaklarını bir yırtıcıya kaptırmış olabilir.

 


Çukurun dibinde iki seratozor, her ikisinin de kafatası yoktu. Bir sağ uylukkemiği ve boyun bölgesi açık seçik görülebiliyor.

 


Bu seratozor fosilinin de kafatası yok; sağ arka bacak ise kolayca görülebiliyor.




Yazı: Peter Gwin
Fotoğraflar: Ira Block
National Geographic