Biggistanbul Biggcinema Biggtravel Biggfootball Biggauto Biggmenu Biggshop Biggclub
   Ana Sayfa    Üyelik    Favorilerim



  GÜNCEL
  TÜRKİYE
  DÜNYA
  POLİTİKA
  EKONOMİ
  BORSA
  SPOR
  EĞİTİM
  KÜLTÜR-SANAT
  BİLİM - TEKNOLOJİ
  YAŞAM-SAĞLIK
  MODA-MAGAZİN
  HAVA DURUMU
  BASIN LİNKLERİ
  HABER ABONE
Anket
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yaptığı rektör atamaları hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Cumhurbaşkanlığı yetkisini kullandı
Atamalar siyasi
Üniversitelere özgürlüğünü verdi
Laikleri tasfiye etti

Anket Sonucu

 


Tiyatroseverlerin heyecanla, tiyatro esnafının
"kaygıyla" beklediği kitap çıktı

"YÖNETMEN TİYATROSU"NA KARŞI
Bir Shakespeare ve Nazım Hikmet Savunması

"Shakespeare'e ve Nazım Hikmet'e dair bugüne dek binlerce kitap, on binlerce yazı yazıldı. Yani onlara dair güneşin altında söylenmedik şey kalmadı" diye düşünülebilir.
Ama Türk tiyatrosunun gelmiş geçmiş en yaratıcı yazarı Coşkun Büktel, herhangi bir konuda söz aldığı zaman, o konuda ezberlenmiş kanaatlerin ötesine geçerek; yeni, farklı ve taze bir şeyler söylemeyi, her defasında başarmıştır.
"Yönetmen Tiyatrosu"na Karşı'da Büktel, bir kez daha, başka hiçbir yazarın inemediği derinliklere iniyor. İndiği derinliklerden daha önce gün ışığına çıkmamış yepyeni deliller getirerek, bu kez Shakespeare'e ve Nazım Hikmet'e dair yüzeysel yargıları ve yaygın kabulleri darmadağın ediyor. Bu kabullerin konforunda uyuklayan zihinlere şok tedavisi uyguluyor.Bu kabullerden rant sağalayan kişileri yine "isim vererek" suçluyor. Tiyatro ve akademi esnafının "tezgahını" tekmeleyerek, bir kez daha "oyununu" bozuyor.
Bilimsel tutarlılık ve nesnellik bağlamında ülkemizde yazılmış en sağlam metinlerden biri olduğu halde , akademik bir kitap değil, bu... Akademik tavra bilinçli olarak uzak duran Büktel, konusuna yaratıcı bir tavırla yaklaşmayı tercih ediyor.
"Yönetmen Tiyatrosu"na Karşı, yalnızca bilgiyle değil; heyecan, yaratıcılık ve sanatsal saygıyla kotarılmış; ustaca "buluşlarla" donatılmış bir kitap... Yalnızca bilimsel ve öğretici değil; "okunaklı" ve (entelektüel zekalar için) son derece "eğlenceli" bir kitap...

Hamdi Alkan, Büktel'in kitabına Nobel vermek istiyor!

Tiyatro ve televizyon oyuncusu Hamdi Alkan, Kitap Rehberi dergisinde (Sayı 54, Kasım 2001, sayfa 30) yayınlanan yazısında, Coşkun Büktel'in son kitabı "Yönetmen Tiyatrosu"na Karşı'yı, ne denli heyecanla okuduğunu, oldukça samimi bir üslup ve oldukça iddialı cümlelerle açıklıyor. Sayın Alkan'ın söz konusu yazısını aynen aktarıyoruz:

Sanırım bu kitaptan sonra, özellikle yönetmenlerin, bir oyunu sahnelerken iki kere düşünmeleri gerekecek.
Bir tiyatro metninde ne kadar derinlere inebilirsiniz? Bir metni nasıl deşifre edebilirsiniz? Bir oyunu Türkçe'ye çevirmenin incelikleri nedir? "Eleştiri" nasıl eleştirilir? Ve buna benzer binlerce sorunun yanıtını Coşkun Büktel'in ele aldığı, kılı kırk yararak hazırladığı bu çalışmada görmekteyiz.
Büktel, ele aldığı Kısasa Kısas ve Ferhad ile Şirin adlı iki oyun ile tiyatronun bugünkü durumunu ameliyat masasına yatırıyor. Bizler tiyatronun neden tatsızlaştığını, renksizleştiğini, nasıl bir erozyona uğradığını, neden hala hak ettiği yerde olmadığını, ve tabii ki bunun sorumlularını netlikle görebiliyoruz.
Büktel yalnızca bir oyun yazarı olarak değil, kendini tümüyle tiyatro sanatına adamış bir bilim adamı duyarlılığı ile çalışıyor. Eleştirilerini santim santim, ilmik ilmik örüyor. Her zaman olduğu gibi Türkçe'yi öylesine ustaca kullanıyor ve yönetmen tiyatrosunun temsilcilerine karşı öyle çürütülemeyecek delillerle çıkıyor ki... Bu eleştirileri çıkıp sahneye oynayasınız geliyor. Bunu gerçekleştirdiğinizde Kısasa Kısas ve Ferhad ile Şirin rejilerinden çok daha hayırlı bir iş yapacağınızdan bir an şüphe etmiyorsunuz.
Bu kitabı bazen bir mizah hikayesi tadıyla, bazen soluksuz bir polisiye romanı gibi, bazen de "keşke şu kitaba Nobel eleştiri ödülü verecek jürinin üyesi olsaydım" düşüncesiyle okudum.
"Yüzeyselliği" baş tacı edip sahihliği aforoz edenleri, halkın gerçek sanatla ve sanatçılarla direkt temas kurmasını engelleyenleri, aldatıcı aracılar ve yanıltıcı simsarları, dilbilimsel kanıtların en keskin ışığı altında gördüm.
Coşkun Büktel'in "yönetmen tiyatrosu"na karşı açtığı savaş, Melih Cevdet'ten Visconti'ye, Sartre'dan Nazım'a, Shakespeare'den Turkish Daily News'e, Mina Urgan'a ve hatta ünlü "Sessiz Gemi" şiirine kadar oldukça geniş bir alanda, birbirinden çarpıcı somut örneklerle gerçekleşiyor. Bu eser, anlamla abuk sabukluğun, yaratıcılıkla sahteciliğin, zekayla hezeyanın, bilimsellikle safsatanın savaşı.
Coşkun Büktel'i bu yürekli çalışmasından ötürü kutluyorum.

<<::: Forumda tartışın!.. :::>>