Başöğretmen
Atatürk benim,
Başöğretmenim,
Ne öğrendimse,
Ondan öğrendim.
Yenilikleri,
Hep o düşünmüş,
Milleti için,
Ağlamış, gülmüş.
Çocuk kalbimle,
İlk onu sevdim,
Atatürk benim,
Başöğretmenimdir.
Tarık ORHAN
Öğretmenler
Günü hakkında genel bilgi
Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik
bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen
yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen
Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen
okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır.
Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek
öğretmenleri tarafından işlenir.
Eskiden öğretmene "Muallim", öğretmen yetiştiren
okula da "Muallim Mektebi" denirdi. Ülkemizde
öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848'de açıldı.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime ve öğretime önem
verilmiyordu. Az sayıda okul vardı cumhuriyetin ilanıyla
birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı.
Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.
Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından
yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine
bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü tüm
yurtta sevinç yarattı. Halkın yeni harfleri kısa sürede
öğrenip daha çok yurttaşın okur - yazar olmasını sağlamak
amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma - yazmayı yaygınlaştırmak
için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma - yazma öğreten
okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.
Atatürk, Ulus Okulları dediğimiz Millet Mektepleri'nde
yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar kurulu
11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata'ya Ulus Okullar Başöğretmenliği
sanını verdi. 24 Kasım Atatürk'ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini
kabul ettiği gündür.
Öğrencileri, öğretmenleri, okulu çok seven Atatürk yurt
gezilerinde okullara uğrardı. Sınıflara girer, sıralara
oturur, ders dinlerdi. Öğrencilere sorular sorardı. Öğretmenlerle
konuşur, her yerde öğretmenliğin üstün bir meslek olduğunu
anlatırdı.
Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda nasıl
canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun
düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler Öğüt Kurulları
oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Ulusal Kurtuluş Savaşı
düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler
14 eğitim kuruluşu ile birlikte Milli Kongre Cephesini kurdular.
Milli Kongre Cephesi, düşmanların İzmir'i işgal ettikleri
günlerde Sultanahmet Mitingini hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından
çoğu öğretmenlerdi.
Başöğretmen Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda
gösterdikleri etkinliği hep övmüştür. Atatürk yeni Türkiye'nin
yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı.
Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine
inanıyordu. Bu nedenle Atatürk "Ulusları kurtaracak
olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir." Sözleriyle öğretmene
verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir.
Atatürk'ün 100. Doğum yıldönümü olan 1981 yılında, 24 Kasımın
her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.
Öğretmenler Günü'nde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri
belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler
Günü'nde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış
öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır.
Mesleğe yeni giren öğretmenler 24 Kasımda Öğretmen Andı
içerek göreve başlarlar.
Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır.
Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan
sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; "Öğretmenler,
yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." demekle öğretmene
yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır.
Öğretmenler sevgi dağıtır. İçimizi aydınlatır. Bizi doğruya
yöneltir. Bilgili kişiler olmamız için çaba gösterir. Dünyayı
tanıtır. Öğretmen her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur.
Gerçekleri anlatır. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine
yardımcı olur. Kısaca analar doğurur, öğretmenler yetiştirir.
Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve
medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün
çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin
teminatı öğretmenlerdir.
Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde
titiz,dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler.
Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza
en güzel desenleri verirler.
Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve
Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir.
Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik
yıllarının hepsini bizim için harcar.
Öğretmenlik
hakkında güzel sözler
* Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
* Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en
fedakâr ve en değerli varlığıdır.
* Öğretmen bir sanatkârdır, yarının temelini o attığı gibi,
değerli kişilik hamuruna da biçim verir.
* Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
* Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.
* Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur.
* Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle
ölçülür.
* Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.
* Dünyada her şeye kıymet biçilebilir. Ama öğretmenin eserine
kıymet biçilemez. (Socrates)
* Yeryüzünde öğretmenlikten daha onurlu bir tanımıyorum.
(Diyojen)
* Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin
elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve
mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir.
(Eflatun)
* Öğretmenlik bir sanat işidir. Sanatçı geçim sıkıntısı
çekerse, ondan yaratıcılık beklenemez. (İ.N.Özgür)
Öğrenci
gözüyle öğretmen
Ben bir öğretmen çocuğuyum. İlk öğretmenim de annemdir.
Öbür çocuklar gibi okula başlarken yabancılık çektiğimi
söyleyemem. Yaşamım okulda başlamıştı. Ancak okula başlamamla
yeni bir sorun önüme çıktı. Annemi öbür çocuklarla paylaşmak
zorunda kalmıştım. Evde benim üzerime kanat geren, bana
bir çiçek gibi özen gösteren annem, okulda ve özellikle
sınıfımızda bambaşka biri oluyor, tüm çocuklar onunmuş gibi
onlara da aynı sevgiyi gösteriyordu.
Dahası, onların sorunlarını eve de getiriyor ve hepsiyle
ayrı ayrı ilgileniyordu. Bu benim kıskançlığımı arttırıyordu.
Özellikle "Ümmü" ile çok ilgileniyordu. Bu siyah
saçlı, siyah gözlü, tombul yanaklı köy çocuğu pek konuşkan
değildi. Teneffüslerde oyunlara da katılmazdı. İçine kapanık,
sessiz bir tipti. Annem teneffüslerde "Ümmü" ile
oynardı. Ümmü'nün sorununa çözüm bulabilmek için ailesi
ile sıkı bir ilişki kurmuştu. Bu çalışma kısa sürede meyvesini
verdi.
Ümmü oyunlara bizim çağırmamızı beklemeden katılıyor, çalışmaları
ile de kendini gösteriyordu. Annemin sevinci sonsuzdu. Bir
ödül almışçasına "Ümmü'yü kazandım" diye seviniyordu.
Fakat sevinci uzun sürmedi. Talihsiz bir olay Ümmü'nün yaşantısını
alt üst etti.
Soğuk bir kış günü evde yalnız kalan Ümmü, sobayı yakmak
istemiş fakat yakamamış. Bakmış ki olmuyor, kızgın odunların
üzerine gaz dökmüş ve kibriti yakmış. İşte ne oldu ise o
zaman olmuş, sobadan fırlayan alevler Ümmü'yü sarmış. Dumanları
gören komşular eve koşmuşlar. Ümmü'yü yarı baygın halde
kurtarmışlar, yangını da bastırmışlar.
Ev kurtuldu. Fakat Ümmü geçirdiği korku nedeniyle konuşamaz
oldu. Gösterildiği doktorlar Ümmü'yü ancak bir şokun konuşturabileceğini
söylemişler. Annem Ümmü'yü sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmadı.
Sınıfa getiriyor, onunla yine ilgileniyordu.
Aradan iki ay geçti. Annem kalp çarpıntısı geçirerek derste
rahatsızlandı. Rengi sararıyor, nefes almakta güçlük çekiyordu.
Babam bir taksi getirdi, annemi bir battaniye içinde sarsmadan
arabaya yerleştiriyorlardı ki; kekeleyen bir ses işitildi.
"Öğretmenim ne olur iyi ol, seni çok seviyorum."
Hepimizden önce annem tanıdı sesin sahibini. Ümmü'ydü bu.
Annem kapalı gözlerinin ardından sızan yaşlarla, "Ah
ne güzel Tanrım. Ümmü de konuştu." dedi.
Ben de Başöğretmen Atatürk'ümün eğitim ordusunda öğretmen
olacağım. Ben de bilgisizliğin karanlığına ışık tutacağım.
Yurdumun çocuklarına bilgiden taç öreceğim. Öğrencilerimin
gönüllerinde yaşayacağım.
Özlem ÖZTUĞ
Biricik
Öğretmenim
Öpmek istiyorum hep o şefkatli elleri.
Yerimde sayıyordum alıp geçtin ileri.
Bana hep sen öğrettin o güzel bilgileri.
Benim bilgi kaynağım, sevgili öğretmenim.
Hep okulda geçirsem günleri, geceleri,
Daha erken öğrensem harfleri, heceleri.
Sende saklı bulunan o güzel bilgileri,
Ben de almak isterim biricik öğretmenim.
İstemez oldum artık vefasız geceleri.
Hep sınıfımda olsam, okusam heceleri.
Atamın önerdiği olmam istenen yeri,
Bana sen hazırladın biricik öğretmenim.
Hakkı ÇEBİ
|