|
|
| > Sydney bir oy farkla kazandı |
|
Biz niye olimpiyatları alamıyoruz? Türkiye, 2000 Olimpiyatları'na kağıt üzerinde aday oldu. Bizim aday olmamız gerekiyordu, bir işe başlamazsanız o işin sonunu getiremezsiniz. Gerçekte olimpik tesislerin yapılacağı bir arazi dahi yoktu.oylamada büyük bir çekişme yaşandı ve Sydney, Pekin'e bir oy farkla galip geldi. Ben oyumu Sydney'e verdim, eğer Pekin'e verseydim, onlar kazanacaktı. Ama İstanbul'a yedi oy verildi ki bu da önemli bir olaydır. Biz hep kazananı göz önüne alıyoruz ama kaybedenleri dikkate almıyoruz. O oylamada Berlin de, Manchester de kaybetti. Yani bu iş o kadar kolay değil. 2004'ü Roma alamadı. İtalya'nın sporda geldiği noktayı düşünün. 1992 olimpiyatlarını düzenleyen Barcelona'nın ilk aday olduğu tarih 1929'dur. Ama 1936 olimpiyatlarını Hitler'in Almanya'sı almıştır o dönemde. Ondan sonra da olimpiyatları 1992 yılında alabildiler o da tabii Samaranch'ın çok büyük katkısı ile gerçekleşti. Bence bizim bu mücadeleye yılmadan devam etmemiz gerekiyor. Çok daha iyi bir noktaya geldik.
Artık tesislerimiz var, stat, salon, yüzme havuzu gibi tesisleri yaptık.
|
| > İnsanımız saman alevi gibi |
|
Bütün bunlara rağmen zaman zaman adaylığımızı geri çekmeyi düşünüyorum. Sebebi de şu; Bizim insanımız, özellikle de siyasetçimiz saman alevi gibi. Maalesef şu anda 2000'in heyecanı onlarda bugün yok, gerekeni yapmıyorlar. Olimpiyatlara çalışmak, İstanbul'u kazanmaktır. Metro, yol gibi çalışmalar olimpiyatı bir kenara bırakın İstanbul'a fayda sağlayacak. Türkiye'de bugün bir işsizlikten söz ediliyor. Sydney'e de şu an çalışan adedi 180 bin. Bu rakamda iş potansiyeli küçümsenecek bir olay değildir. İspanya, Fransa'ya giden turist sayısı bizden çok fazla. Halbuki onlara nazaran kat be kat güzel yerlerimiz var. Ama bu tip organizasyonları gerçekleştirmekle bazı şeyler olur.
|
| > Çin'e eğilim var ama |
|
2008 Olimpiyatları'nı alabilir miyiz? Burada bir gerçek var. Çin, dünya nüfusunun % 20'sini barındırıyor. Geçen sefer alamadı. Orada büyük bir pazar var. Çin'in bir açılım programı var. Bundan dolayı Çin'e büyük bir eğilim var. Bazıları, "1980'den sonra Rusya nasıl açıldıysa, Çin'de de bu gerçekleşebilir" diyenler var. Ama biz ümitsiz değiliz. Çin'deki sistemden dolayı orada her gün olay çıkabilir. Ben şansımızı kuvvetli görüyorum. İstanbul, yalnız bir Avrupa şehri değil, aynı zamanda Orta Asya'ya açılan bir kent. İstanbul, olimpizm felsefesine çok uygun bir kent. Üçüncü kez adaylığımız nedeniyle de çok iltifat görecek bir kent. Biz çalışacağız, ev ödevimizi iyi yapacağız. Şu an yapıyor muyuz? Hayır...
|
| > Siyasetçi görevini yapmalı |
Size bir misal vereyim. Bu olaya iş adamımız, politikacımız, basınımız ağırlığını koymalı, çünkü bu iş elbirliği ile olur. 2004 yılında Arjantin Cumhurbaşkanı Menem, hem toplantıda vardı, hem Lozan'a gelip orada lobi yaptı. Paris için bugün Cumhurbaşkanı Chirac çalışıyor. Mandela Cape Town için çalıştı. Türkiye'de de Sinan Erdem çalışıyor. Bizim politikacılarımıza düşen görevler var ama onlar vazifelerini yapmıyorlar. Bugün belediye ne yazık ki yasa çıktığından beri zahiri bir destek veriyor ama hakiki bir destek vermiyor. Kanun,  "Para ödeyeceksin" demiş, ödemiyor. Bugün bir dünya harikası stat yapıyoruz 80 bin kişilik. Herhangi bir olayda stadı boşaltma müddeti sekiz dakika. Barkot sistemi ile girilecek ve dakikada 17 kişi stada giriş yapabilecek. Tam 130 tane giriş kapısı var stadyumun. Diğer statların durumunu biliyorsunuz. Basın ve VIP tribünleri çok modern tarzda yapıldı. Bütün bunları yaparken, dönemin cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel dışında bizi tek kişi ziyaret etmedi. Fransa'dan 450 kişilik bir heyet gelip stadı inceledi. Belediye hemen stadın arkamızda metro yaptırıyor, 1200 metre stadın yakınından geçiyor ama stada bağlantısı yok. Biz de bağlantıyı sağlamak için projeyi yapan TEKFEN ile görüşüyoruz. Geçenlerde öğrendik ki bizim projemiz farklı yerlere gitmiş ve altı aydır el sürülmemiş. Bütün bunlar çalışmalarımızı aksatıyor. Yani handikabımız budur. Tabii bütün bunlar düzelmezse olimpiyatı zor alırız. Onu da söyleyeyim.
|
| 5) İkitelli'de yapımı süren Olimpiyat Stadı basında büyük eleştirilere maruz kalmıştı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? |
|
İlk günler basında çıkan yazılar, projeyi, stadı görmeden yazılmıştı. Tabii basınımız futbola odaklandığı için Hollanda'da bir Arena Stadı görmüş. Ama orası olimpik bir stat değil, Hollanda'da 10 ay yağmur yağdığı için üstünü kapatmışlar. Üzerinde çim yetişmiyor, senede beş kere çimleri değiştiriyorlar, çünkü stat güneş görmüyor. Stat, onun gibi olmalıymış falan diye yazdılar. Bunlar hikaye, Türkiye bir kere 500 milyon dolara stat yapacak bir ülke değil. Bizim anlaşmamız 87 milyon dolardır. Maalesef başbakan da basına uydu ve ilaveler yapıldı. 25 milyon dolar daha ilave geldi. Kredi faizleri ile birlikte 140 milyon dolar civarında bir maliyeti olacak. Bu ülkenin yapacağı azami yatırımdır, bunun üstünde bir rakamı ben kabul etmem.
|
| |
|