Anasayfa


Unutulmayan ve her zaman yeniden izlenebilen klasik aşk filmleri...
Aşkınızı e-kartlarla ilan edebilirsiniz. Aşkınızı ifade edemiyorsanız,
Shakespeare'in soneleri, Pushkin ve T.S.Eliot'ın dizeleri size yardım edecektir.


Ünlü gurme Ömer Albayrak , sevgi günlerinize özel tarifler hazırladı. Kaçırmayın!..




Ömer: Tarkan'la ilişkiniz nasıl?
Janset: Bizim Tarkan'la 4 yıllık bir ilişkimiz var. Yaşadığım diğer şeylerden çok farklı benim için. Gerçi çok şey yaşadım diyemem ama. Biz Tarkan'la böyle kuma gibi değiliz mıncık mıncık. İkimizin de ayrı bir iş hayatı var: yürütmesi gereken ayrı bir durumu var. Herkes bunun farkında. O müziğini yapar, ben oyunlarımı oynar kendi işimi yaparım ama birbirimizden akıl alıyoruz. Sen bunu niye böyle yapıyorsun tarzında değil de ben böyle birşey yapıyorum sen ne dersin bu konuda? Bir kere karşındakini dinle bakalım; başkalarında da bir sürü fikirler, akıllar var. Bir alışveriş yap, o başka birşey yaşıyor sen başka bir şey. Sev, sevil... Sevmek özgürlüktür zaten korku belasına sevmek başka boyuttur.

Ömer: Sizin sevginizi uzun soluklu kılan nedir Janset?
Janset: Ben hem terk ettim, hem terk edildim. Sevgi saygı yani her şeyin karşılıklı olduğu ilişkiler yaşadım. Sevsen de ayrılamasan da saygı bittiği anda onun yanında durmanı gerektiren bir şey kalmıyor.Sevsen de gidebiliyorsun yani bu sanal olsa aynı gerçek de.

Ömer: Ama nasıl ve ne kadar sevdiğini göstermek de çok önemli!..
Janset: Evet şimdi bu kadar tecrübeden sonra Tarkan'da bunu öğrendiğimi söyleyebilirim: Mutluyum ve mutlu olmayı seviyorum. Tarkan da mutlu niye bunu gölgeleyelim? Aslında bunu gölgelemek için bir saniye yeterli. İnsanlar bir araya geldikleri zaman karşılarındakinin başka bir kişilik olduğunu unutuyorlar. Bizim ilişkimizdeki en doğru taraf bu; ben Tarkan'ın Tarkan olduğunu , O da benim Janset olduğumu bilerek devam etmesi. Artık birbirimizin neyi nasıl istediğini biliyoruz .Yan yana oturarak, el ele tutuşarak kitap okuyoruz. Hissedilenler önemli olanlar...

Ömer: Tarkan'ı neden seviyorsun desek?
Janset: Biz birbirimizi sevmeyi seviyoruz. Seni seviyorum diye günde yüz elli bin kere söylüyoruz yani söylenmedikçe kıymetlenen bir şey değil söylendikçe güzelleşen bir durummuş bu. Tarkan'la olan birlikteliğimi düşündüğüm zaman çoşuyorum. Tapınasım geliyor. Sorunlar yok mu? Eğer kavga edecek olsak çok sebebimiz var. Ama bunları görmüyoruz. Mesela bu adam sabahları traş olduğunda lavaboya döktüğü sakallara baktığım zaman yüzüme bir gülümseme oturuyor. Aynanın önünde traş olurkenki hali geliyor gözümün önüne ve o sakalı sırf benim için traş ediyor. Yani ben ona kızamam ki. Naaparsın? Şöyle bir su serpiştirirsin onlar oradan gider. Klozeti kaldırmasın ne olacak yani?Ya da ben neden Tarkan'ı rahatsız edecek bir şey yapayım ki? Ben sürekli "hadi hadi hadi" derdim . Tezcanlıyım ya. Tarkan da çok sakindir. Bir sabah uyandı ve bir kağıda "hadi" yazdı.Üstüne de bir çarpı koydu o trafik işaretlerindeki yasak gibi. Ben buradan almam gereken dersi aldım. Şimdi ben kavga etmek istesem bu ne demek oluyor vs. diye söylenirdim. Ben o günden sonra "hadi" derken düşünüyorum. Böyle olunca herşey güzel gidiyor. Mesela ben bir ara kivi kürü yapıyordum. Bu adam da gece çalışıyor, sessiz sakin ortam. Ben sabah bir uyanıyorum. Bana gece kiviler soymuş. Ben bir tabakla karşılaşıyorum, bir tabak dolusu kivi ve altında "seni seviyorum, afiyet olsun" yazıyor. Ben bu adama taparım. Bu adamın herşeyi güzel yani. Bir de "Kalbini ve aklını temiz tutacaksın." Bu Tarkan'ın lafıdır. Sen kendini nasıl görüyorsan karşındakini de öyle göreceksin. Yanlış bir şey yapıyorsan bunu kendin biliyorsun ve vicdanınla başbaşasın. Sonuçta birbirimizin ne istemediğini biliyoruz. Bu da ilişkimiz için çok önemli.

<<Geri İleri>>