 |
 |
 

Ömer: Tarkan'la ilişkiniz nasıl?
Janset: Bizim Tarkan'la 4 yıllık bir ilişkimiz var.
Yaşadığım diğer şeylerden çok farklı benim için. Gerçi çok şey yaşadım diyemem
ama. Biz Tarkan'la böyle kuma gibi değiliz mıncık mıncık. İkimizin de ayrı bir
iş hayatı var: yürütmesi gereken ayrı bir durumu var. Herkes bunun farkında. O
müziğini yapar, ben oyunlarımı oynar kendi işimi yaparım ama birbirimizden akıl
alıyoruz. Sen bunu niye böyle yapıyorsun tarzında değil de ben böyle birşey yapıyorum
sen ne dersin bu konuda? Bir kere karşındakini dinle bakalım; başkalarında da
bir sürü fikirler, akıllar var. Bir alışveriş yap, o başka birşey yaşıyor sen
başka bir şey. Sev, sevil... Sevmek özgürlüktür zaten korku belasına sevmek başka
boyuttur.
Ömer: Sizin sevginizi uzun soluklu kılan nedir Janset?
Janset: Ben hem terk ettim, hem terk edildim. Sevgi
saygı yani her şeyin karşılıklı olduğu ilişkiler yaşadım. Sevsen de ayrılamasan
da saygı bittiği anda onun yanında durmanı gerektiren bir şey kalmıyor.Sevsen
de gidebiliyorsun yani bu sanal olsa aynı gerçek de.
Ömer: Ama nasıl ve ne kadar sevdiğini göstermek de çok önemli!..
Janset: Evet şimdi bu kadar tecrübeden sonra Tarkan'da
bunu öğrendiğimi söyleyebilirim: Mutluyum ve mutlu olmayı seviyorum. Tarkan da
mutlu niye bunu gölgeleyelim? Aslında bunu gölgelemek için bir saniye yeterli.
İnsanlar bir araya geldikleri zaman karşılarındakinin başka bir kişilik olduğunu
unutuyorlar. Bizim ilişkimizdeki en doğru taraf bu; ben Tarkan'ın Tarkan olduğunu
, O da benim Janset olduğumu bilerek devam etmesi. Artık birbirimizin neyi nasıl
istediğini biliyoruz .Yan yana oturarak, el ele tutuşarak kitap okuyoruz. Hissedilenler
önemli olanlar...
Ömer:
Tarkan'ı neden seviyorsun desek?
Janset: Biz birbirimizi sevmeyi seviyoruz. Seni seviyorum
diye günde yüz elli bin kere söylüyoruz yani söylenmedikçe kıymetlenen bir şey
değil söylendikçe güzelleşen bir durummuş bu. Tarkan'la olan birlikteliğimi düşündüğüm
zaman çoşuyorum. Tapınasım geliyor. Sorunlar yok mu? Eğer kavga edecek olsak çok
sebebimiz var. Ama bunları görmüyoruz. Mesela bu adam sabahları traş olduğunda
lavaboya döktüğü sakallara baktığım zaman yüzüme bir gülümseme oturuyor. Aynanın
önünde traş olurkenki hali geliyor gözümün önüne ve o sakalı sırf benim için traş
ediyor. Yani ben ona kızamam ki. Naaparsın? Şöyle bir su serpiştirirsin onlar
oradan gider. Klozeti kaldırmasın ne olacak yani?Ya da ben neden Tarkan'ı rahatsız
edecek bir şey yapayım ki? Ben sürekli "hadi hadi hadi" derdim . Tezcanlıyım
ya. Tarkan da çok sakindir. Bir sabah uyandı ve bir kağıda "hadi" yazdı.Üstüne
de bir çarpı koydu o trafik işaretlerindeki yasak gibi. Ben buradan almam gereken
dersi aldım. Şimdi ben kavga etmek istesem bu ne demek oluyor vs. diye söylenirdim.
Ben o günden sonra "hadi" derken düşünüyorum. Böyle olunca herşey güzel
gidiyor. Mesela ben bir ara kivi kürü yapıyordum. Bu adam da gece çalışıyor, sessiz
sakin ortam. Ben sabah bir uyanıyorum. Bana gece kiviler soymuş. Ben bir tabakla
karşılaşıyorum, bir tabak dolusu kivi ve altında "seni seviyorum, afiyet
olsun" yazıyor. Ben bu adama taparım. Bu adamın herşeyi güzel yani. Bir de
"Kalbini ve aklını temiz tutacaksın." Bu Tarkan'ın lafıdır. Sen kendini
nasıl görüyorsan karşındakini de öyle göreceksin. Yanlış bir şey yapıyorsan bunu
kendin biliyorsun ve vicdanınla başbaşasın. Sonuçta birbirimizin ne istemediğini
biliyoruz. Bu da ilişkimiz için çok önemli.
|