Biggistanbul Biggcinema Biggtravel Biggfootball Biggauto Biggmenu Biggshop Biggclub
   Ana Sayfa    Üyelik    Favorilerim






 
Ana Sayfa
Oğuz Baykara
Hasan Gezer
 




  

 97. SONE

 

Bir kıştı aktı günler, senden uzaktayken ben,
Göçüp giden bir yılda, sensiz zevksiz vakitler.
Ne soğuk, ne karanlık, günlerdirler bir bilsen,
Ak sakallı aralıkta, çırılçıplaktı her yer.

Yaz da geçti aradan senle buluşamadan.
Geld'ardından sonbahar bol, bitek bereketli,
Yazın meyvalarıyla, karnı şiş ve doğurgan,
Eri dünyadan göçmüş, hamile dullar gibi.

Bu bolluk bu yemişler, bana öyle geldi ki,
Öksüz bir meyveydiler, yokluğunda babasız,
Ne şen olup dem vurdu, sensiz o yaz mevsimi,
Ne öttü hiç bülbüller, kuşlar hepten hayırsız.

Ötüşü kasvet dolu şakıyorsa bile kuş,
Usulca yaklaşırken ürpertiyor karakış

 

How like a winter hath my absence been
From thee, the pleasure of the fleeting year!
What freezings have I felt, what dark days seen!
What old December's bareness everywhere!

And yet this time remov'd was summer's time,
The teeming autumn, big with rich increase,
Bearing the wanton burden of the prime,
Like widow'd wombs after their lords' decease:

Yet this abundant issue seem'd to me
But hope of orphans and unfather'd fruit;
For summer and his pleasures wait on thee,
And, thou away, the very birds are mute:

Or, if they sing, 'tis with so dull a cheer,
That leaves look pale, dreading the winter's near.


 99. SONE

 

İlk açan menekşeye bin sitemle dedim ki:
Seni sevimli hırsız bilmiyor sanma beni,
Çaldığın bu kokular sevdiğimin nefesi.
Pamuk yanağındaki kızıl allıkların da,
Arsızca aşırdığın aşkımın kan pençesi.

Ellerine özenen ak nilüfer suçluydu,
Mercanköşke çok kızdım, çünkü bukleni çaldı,
Güller benden tırsıdı, diken üstünde durdu
Biri ardan kıpkızıl, biri korkup sarardı.

Hem alı, hem beyazı, senden çalan hırsız gül,
Bu çalıntı malını mis kokuna buladı;
Ecel kapıyı çaldı, büyürken gürül gürül,
Yaprak tırtılı geldi, gülün canını aldı.

Bin çiçege baksam da, yok ki birisi hani,
Senden çalmamış olsun, kokusunu rengini!

 

The forward violet thus did I chide:
Sweet thief, whence didst thou steal thy sweet that smells,
If not from my love's breath? The purple pride
Which on thy soft cheek for complexion dwells

In my love's veins thou hast too grossly dy'd.
The lily I condemned for thy hand,
And buds of marjoram had stol'n thy hair;
The roses fearfully on thorns did stand,

One blushing shame, another white despair;
A third, nor red nor white, had stol'n of both,
And to his robbery had annex'd thy breath;
But, for his theft, in pride of all his growth
A vengeful canker eat him up to death.

More flowers I noted, yet I none could see But sweet or colour it had stol'n from thee.